23 Nisan 2010 Cuma

Hayalperest...


Gitsem buralardan…

Hiç düşünmeden atlayabilsem ilk uçağa… Paris, Roma, Amsterdam,Barcelona seçsem birini, yanımda kimse olmadan ama kimse darılmasın, gücenmesin arada yalnız olmak ister bu ruh.. Arada tanımadığı ruhlarla kaynaşmak ister çünkü…

Roma olsun desem aşıkların şehri… Eski sevgiliyi anıp umursamasam, onun buralardan gitmeye cesareti bile yoktu ki…

Uçaktan iner inmez temiz havayı içime çeksem… Gülümsesem pasaportumu uzatırken memura…

Niye geldiniz?

Öyle canım istedi..

Kaç gün kalacaksınız?

Canımın istediği kadar…

Hiç sorun çıkarmasa hoş geldiniz diyip gülümseyerek uğurlasa beni özgürlüğün kucağına…

Bavullarımı çeke çeke yürüsem yollarda, hiç sorun etmesem. Edemem çünkü ben koydum o bavullara on çift ayakkabıyı… Ayağımı acıtacağını bile bile giyip dans edeceğim çünkü gece akıp giderken tanımadığım biriyle… Sarhoş olacağım büyük ihtimalle, ayakkabılarım elimde döneceğim otelime…

Otele eşyalarımı attıktan sonra kendimi sokağa atsam. Piazza Navona meydanına yürüsem sallanarak… Otursam bir kafeye kocaman bir pizza söylesem. “Her şeyli”… Garsonu baksam muzurca

“Bugün rejim yok!”

Keyfini çıkarsam pizzamın meydanda sıralanmış ressamları izlerken… Ne tuhaf resim yapabilmek. Bütün ailem resme yetenekliyken benim sadece kalemi yazmak için tutabilmem tanrı’nın bir lütfu mu yoksa cezası mı ?

Kalksam kafeden mutlu, karnım tok…

Grazie Mille.. diye çat pat İtalyancamı sergilesem garsona…

Prego signora! Diyerek uğurlasa beni…

Önümde iki aşık yürüse fotoğraflamak istesem ama beceremem ki… Bırakmayacaktım o fotoğraf kursunu kaçırıyorum yakaladığım bütün güzel kareleri…

Hava müthiş… İspanyol merdivenlerinde oturan insanları izlesem gidip selam versem neşeli yaşlılara…

Otele uğrayıp üzerimi değiştirsem aceleyle üzerimde incecik beyaz bir elbise…


Genç bir İtalyanla karşılaşsam çok mu hayal kurmuş olurum…

Biraz bakışsak, biraz gülüşsek….

Nasılsa bir daha görmeyeceğim…

Bir daha 24 olmayacağım…

Tadını çıkarmak varken sınırlarla uğraşmasam…

Kimseye hesap vermesem…

Gecenin bir yarısı çıplak ayaklarım kaldırım taşlarını hissederken dünyanın en mutlu kızı olsam…

Ben olsam…

O şehir olsam…

Gitsem buralardan…

8 yorum:

  1. Armsterdama bi gün su basıcak bence onu hallaerinin arasından çıkarmalısın

    YanıtlaSil
  2. pizzayı da gorgonzolasız söyle yoksa 20euroluk pizzanın yarısına bile gelemezsin kokusundan, heba olur...yazık...

    YanıtlaSil
  3. Tadını çıkarmak varken sınırlarla uğraşmasam…

    Kimseye hesap vermesem…

    Gecenin bir yarısı çıplak ayaklarım kaldırım taşlarını hissederken dünyanın en mutlu kızı olsam…

    budur!!!

    YanıtlaSil
  4. yine hislerime tercüman olan bir yazı:)

    YanıtlaSil
  5. Bi isyanmı var hayata yoksa Mia ? :) Eğlenmek çok güzel keşke her zaman eğlenebilsem ama eğlenmek için dert tasa olmaması lazım. Özgür olmaya gittiğim zaman arkamda bir sorun kalmasın. O zaman ben istalya'da değil buradada yapmak isterim çoğu zaman bunları :) Gece gece iyi geldi bu yazı. Havalarda iyice ısınsada güzel bir tatil yapsam..

    YanıtlaSil
  6. düşündüklerin zaman zaman herkese oluyor..bana da öyle..bu duyguları yaşamak bile mutlu olmam için bir neden olabiliyor bazen.fotoğraf,uzun zamandır yorgunluk ve stresli anlarımda hayalini kurduğum bir karedir belirtmek isterim :) ayrıca ne mutlu sana ki,hissettiklerine(her zaman söylediğim gibi) samimi üslubunu katarak bizi de ortak ediyorsun.öperim Miacım ;)

    YanıtlaSil
  7. i sogni sono veri, la vita é bella...

    YanıtlaSil
  8. Çok teşekkür ederim hayalimi paylaşan güzel yorumlar için :)

    YanıtlaSil