12 Eylül 2010 Pazar

Zaman sayıklamaları...


Yaza gelen bayram tatilinden yararlanarak tatile kaçmaya karar verdiğimde aklım başımdaydı…

Aileye yaranmak gibi bir niyetim yoktu, sadece en son 5 sene önce birlikte tatil yapmış olmanın gerginliği üzerimdeydi…

Yinede derin bir nefes aldım cesaretimi topladım ve babama "hadi tatilde ayvalığa gidelim" dedim…

Ayvalık…

Çocukken tatillerimizi babamın çalıştığı kurumun kampında geçirdiğimiz, ilk kez yengeç görüp şaşırdığımız, iskeleden atlama yarışı yaptığımız, akşam sahilde çalınan gitarlara eşlik ettiğimiz, yaz aşkıyla çardakta el ele tutuştuğumuz büyülü mekan… Tatilin ilk günü çekingen gözlerle etrafa bakıp iki hafta içinde can ciğer arkadaş olunan, tatilin son günü gözyaşları içinde ayrıldığım ayvalık…

Şimdi aynı kampta, aynı balkonda aynı çardağa bakıyorum…

Çok değil sadece beş sene geçmiş ama sanki üzerinden binlerce yıl geçmiş gibi hissediyorum… O çardaktaki kızın hayallerini , masumiyetini, aklı beş karış havada hallerini özlüyorum…

Çardakta oturup ayağımın altındaki tırtıla bakıyorum kim bilir kaç tırtıl geçti buradan kaç tanesi kelebek olup özgür olduğunu sanıp uçtu öleceğini bilmeden…

18 yaşındaki o kızın geleceğe merakla bakmasını özlüyorum… Ya da o yaşlardaki tek sorununun komşunun oğlunun ondan hoşlanıp hoşlanmaması olmasını, hayattaki tek ve en büyük derdinin en yakın arkadaşıyla küsmek olmasını özlüyorum…

Çardakta oturmuş büyümenin ne acayip olduğunu düşünüyorum…

Sen büyüyorsun, insanlar yaşlanıyor

Bir bakıyorsun yan bloktaki çiçekleri sulayan Ahmet Amca ölmüş…

Sen yaşlanıyorsun ama kamp aynı kalıyor , görüntüsü , kokusu, deniz kabukları yapıştırılmış merdivenler bile aynı… Kampın kötü yemekleri çarşamba günü düzenlenen kına gecesi tadındaki eğlenceler, adını yazdığın okey tahtası bile aynı…

Bir avuç kum alıyorum elime…

Yavaş yavaş akıyor elimden…

Tutmaya çalışmıyorum…

Zamanın akmasından korkmuyorum, tek korkum anılarımı tutamamak…

Hepsi o kadar güzellerki…

Keşke hepsini küçükken deniz kabuklarını topladığım mavi kovamda biriktirebilsem diye düşünüyorum…

Keşke zaman dursa şu an…

Tam şu an…

5 yorum:

  1. uff,harika yazmışsım miacım,,
    sayende bende dalıp gittim, unutmak istemediğim anılarıma:((

    YanıtlaSil
  2. Miacım işte bu yaşlar geriye dönüp bakıp zaman dursa diyerek geliyor ama biraz daha yaş alınca geriye dönüp bakmaya fırsatın bile kalmıyor...

    YanıtlaSil
  3. 18 yaşındaki o kızın geleceğe merakla bakmasını özlüyorum… Ya da o yaşlardaki tek sorununun komşunun oğlunun ondan hoşlanıp hoşlanmaması olmasını.. cok garıp oldum bu satırları okuyunca , buyuyor olmanın garıp agırlıgı coktu ustume .. uzuldum .. cok guzel yazmıssın mıam , bayıldım.

    YanıtlaSil
  4. Off nasıl içlendim anlatamam bu yazıya,benim her yazım orda geçti 13 yaşından 21e kadar,o kadar çok şey yaşadım,hem tatlı hem acı,okadar çok şey geçti ki orda yazsam bir kitap olur sanırım.12 günlük muhteşem tatiller,senin satırlarında geçmişe ışınladım kendimi adeta.
    Bir kaç yıl önce, kampa giden arkadaslar birbirini bulsun diye facebookta grup bile açtım hatta :)
    senide bekleriz,
    http://www.facebook.com/group.php?gid=6351686377

    YanıtlaSil
  5. Seni okumayı seviyorum, buralardayım;)

    YanıtlaSil