28 Kasım 2010 Pazar

Uyanış

Photobucket


Tenime değen soğuk çarşaf tüylerimi diken diken yaptı…

Önceki gecenin sıcaklığı buz kesip, tenime dokunduğunda pişmanlığın ruhuma işlediğini hissettim. Oysa pişmanlık sadece insanın kendini kandırmak için oynadığı bir zihin oyunuydu. Bir önceki gece hazdan hazza koşan bedeni suçlu gösterip ruhu suçlulukla arındırmaya çalışmaktı.

Oysa o haz her şeyden daha gerçekti..Çarşafın altından bedenime baktım, Işığın yansımasıyla karnımdaki yara izi daha belirgin göründü gözüme… On yaşında kardeşimle sahilde oynarken kayalıklardan düşmemle oluşan belirsiz izi nasıl öptüğünü düşündüm. Bana göstermediğin şefkati küçük bir yara izine göstermen komikti. Gülümsedim… Gülümsemeni düşündüm… Ya da ne kadar az gülümsediğini… Hiç kahkaha atmadığını… Senden zorla kopardığım tebessümdü belki de beni bu çarşafın altında gizlenmeye iten. Burada her şey daha gerçekti. Dudaklarımı ısırışın, çenemi kavrayışın, içime işlemiş bedenin, nefesime karışan nefesin. Hepsi gerçek hepsi yalın… Gülmesen de olurdu zaten...

Çarşafı belimden aşağı doğru sıyırdım. Banyoya doğru ilerlerken gözüm aynadaki aksime takıldı… Bedenimi inceledim… İyiyle kötünün bir karışımıydım sanki. Saçlarım iç içe geçmiş, dudaklarım kızarmıştı. Yine de halimden hoşnuttum. Sen ne kadar yüzümdeki masumluğu sevsen de ruhumda şeytanlar cirit atıyordu.

Kalbimi her kırdığında o şeytanlardan birini serbest bıraktım. Özgür kalan şeytan her şeyi ele geçirdi. Seni, beni, bu yatağı…

Üzerime senin aldığın elbisemi geçirdim.

Sen duşta kendi günahlarını üzerinden kazımaya çalışırken kapıdan bir adım attım…

Bir daha asla dönmeyeceğim eve son bir kez bakarken içimdeki bütün şeytanları kapının ardında bıraktım…

Dışarı da soğuk havayı içime çekerken gülümsedim.

Ben özgürdüm, sen yalnız…

Gülmesen de olurdu zaten...

3 yorum:

  1. tamam mükemmel bayıldım :) ama çekip giden erkek olması gerekmiyormuydu :)

    YanıtlaSil