1 Aralık 2010 Çarşamba

Hangimiz HIV Pozitif?

Photobucket

Dünyanın ayaklarınızın altından çekildiğini düşünün. İçinizde derin bir boşluk oluştuğunu, kanınızın donduğunu; ölüm, yaşam, ahlak, toplum gibi kavramların sizi sımsıkı sardığını ve hiçbir yere kaçamadığınızı hayal edin.

Her gün dünyada binlerce insan HIV Pozitif olduğunu öğreniyor. Kimi, hastalığını kabul edecek kadar cesur, kimiyse önyargı yüzünden tedavi olmayı reddedecek kadar çaresiz. Türkiye ise bu hastalıkla tanıştığından beri çok yol kat etse de insanımız hala HIV gerçeğini görmezden geliyor. Oysa çok uzakların hastalığı olarak görülen HIV Türkiye’de gün geçtikçe yayılıyor. Sağlık bakanlığı 2010 yılı itibariyle 4170 kişinin HIV+ virüsü taşıdığını açıkladı. Ancak gerçek rakamların bunun çok üzerinde olduğu tahmin ediliyor. Peki, çoğu zaman “AIDS’li!” damgası ile yaşamaya mahkum edilen HIV taşıyıcıları ne düşünüyor?


1 Aralık Dünya AIDS günü öncesi HIV’le yaşamayı öğreten Pozitif Yaşam Derneği’nin kapısını çaldım ve Türkiye’de HIV+ olarak yaşamaya çalışan genç bir kadınla konuştum…

Karşımda dünyalar güzeli bir kadın duruyor. Yüzünde hastalığın en ufak bir izi yok, ancak yaşadığı zor günler gözlerinin içinde bir yerlerde saklanmış bekliyor. Çok genç yaşta evlendirilen, sorunlu bir evlilik sonrası, kızıyla birlikte hayata tekrar sarılmışken HIV Pozitif olduğunu öğrenen 37 yaşındaki Ö.Ç’nin hikayesi yaşam, umut ve affetme üzerine ilham alınacak cinsten bir hikaye…

Photobucket

Hastalıkla tanışmanızı anlatır mısınız?
Hayatım boyunca kilolu olmaktan şikayet eden, sürekli diyet yapan bir kız oldum. 2004 yılının başında ise diyet yapmadan zayıflamaya, hatta ayda birkaç kilo vermeye başladım. Ne yesem mideme dokunuyor, canım istemiyordu. Sürekli yorgundum. Merdivenleri bile zor çıkıyordum. Daha sonra boğazımda kocaman kocaman yaralar çıktı. Bu arada doktorlar sürekli tahliller yapıyorlardı. Birçok hastalıktan şüphelendiler: Lösemi, Behçet ve daha niceleri. En sonunda 2005 yılında HIV+ tanısı konuldu.

Kimsenin aklına Anti-HIV testi yapmak gelmedi mi?
Ne yazık ki gelmedi. Çünkü ben kocası ve bir kızı olan normal bir ev kadınıydım . Bu hastalığı nereden kapacaktım ki? Ama bir seks iççisi olsaydım eminim ki yapılacak ilk test Anti-HIV testi olacaktı. Toplum olarak günah keçilerine ihtiyaç duyuyoruz. Üzülerek söylüyorum, bizim günah keçilerimiz de seks işçileri ve transseksüeller.

AIDS ve HIV’in farkları nelerdir? Tüm aşamaları geçip AIDS hastası olan biri tekrar HIV taşıyıcısı konumuna geçebilir mi?
AIDS tam olarak bir hastalık değil. HIV+ virüsünün bağışıklık sisteminize saldırarak ortaya çıkardığı hastalıkların tümü AIDS olarak nitelendirilebilir. Ben hastalığın en son aşamasına kadar gelmiştim. Sedyelerle hastaneye kaldırıldım. Ama şu anda tedavimi aksatmadığım sürece HIV Negatif bir insandan hiçbir farkım yok. HIV+ insanları “AIDS’li” veya “HIV’li” olarak nitelendirmek de çok yanlış. Biz kendimize HIV’le yaşayanlar diyoruz. Çünkü bu bir hastalık değil, kronolojik bir rahatsızlık. Tıpkı diyabet hastaları gibi ilaçlarımızı aldığımız sürece uzun ve kaliteli bir yaşam sürebiliriz.

Eşimi Hiç Suçlamadım

Virüsü kimden aldığınızı biliyor musunuz?
Biliyorum. Virüsü boşandığım eşimden aldım.
Peki virüsü eşinizden aldığınızı öğrenince tepkiniz ne oldu, onu suçladınız mı?
Ben biraz Pollyanna’yım galiba. Bardağın hep dolu tarafına bakıyorum. Eşimi hiç suçlamadım çünkü bunu bilerek ve isteyerek yapmadı. Ama o benden önce tanı almasına rağmen boşandığımız için beni arayıp “Ben HIV Pozitifim, sen de test yaptırmalısın” demedi. Keşke söyleseydi… O zaman bu kadar sıkıntı çekmezdim. Ama zaman geri gelmiyor işte.

Türkiye’de HIV’le yaşayan bir kadın olmak nasıl bir his?
Bu odada üç kişi olsak, birimiz ev kadını, birimiz seks işçisi, birimiz de transseksüel olsa “Hangimiz HIV pozitif?” dendiğinde, ya seks işçisi ya da transseksüel gösterilir. Ancak hepimiz bu virüse maruz kalabiliriz. HIV pozitifle yaşayanların içinde başı kapalı kadınlar da var, on yaşında çocuklar da. Ben eşimden bu hastalığı kaptığım için toplum tarafından mağdur olarak görülüyorum. Ancak evli olmasaydım ya da bir seks işçisi olsaydım bana olan bakışlar değişecekti, biliyorum. Türkiye’de kadın olmak zaten çok zor. HIV le yaşayan bir kadın olmak ise önyargılar yüzünden çok daha zor.

Genç ve güzel bir kadınsınız HIV Pozitif olmak ilişkilerinizi etkiledi mi?
Hayır, kesinlikle.

Bir adamla tanıştığın zaman ne diyorsunuz, merhaba ben HIV pozitifim mi?
Ben bu durumu bir eksiklik ya da bir sorun gibi görmüyorum. Önce kafa yapımızın uyuşması lazım. İlişkiye başladıktan kısa bir süre sonra HIV+ olduğumu mutlaka söylüyorum. Ayrıca Pozitif olduğumu söyledikten sonra bunu üçüncü bir kişiyle paylaşmanın suç olduğunu da mutlaka belirtiyorum!

Küçük bir tehdit mi bu?
Ben iyi niyetliyim diye karşımdaki de çok iyi niyetli olacak diye bir şey yok. Bu, kişinin hayatını sorunsuz devam ettirmesi için gizli tutulması gereken bir durum. Zaten o adam beni HIV+ olduğum için istemeyecekse o ilişki zaten doğru bir ilişki değil demektir.

HIV Pozitif olmak cinsel hayatınızı etkiledi mi?İlk dönemde o şokla birlikte sadece cinsel hayatım değil, hayatımın her alanı etkilendi. Ama durumu kabul edince hiçbir sorunum kalmadı. İki yıldır HIV Negatif bir sağlık çalışanıyla mutlu bir birlikteliğim var. Cinsel hayatımız da genel kurallara dikkat ettiğimiz sürece sekteye uğramıyor.

Kondom kullanmak şart!

Bu genel kurallar neler peki?
Bunlar hepimizin uyması gereken temel kurallar. Kondom kullanmak şart. Çünkü HIV’le yaşayan birey mikroplara açık olduğu için önce kendini korumak zorunda. Korunmasız her türlü cinsel ilişkiden HIV virüsü bulaşabilir.

Peki ya oral ilişki?
Oral ilişkide virüsün bulaşma ihtimali çok düşük. Yine de ağızda açık bir yara varsa ve spermle temas ederse risk var. Ancak tükürük yoluyla HIV virüsü kesinlikle geçmez.

HIV pozitif olduğunu öğrenen bir birey partnerine bu durumu ilişkilerine zarar vermeden nasıl açıklayabilir?
26 yıllık bir çift tanıyorum. Virüs erkekten kadına bulaşmış ve kadın hep “Enfekte olduğuma mı yanayım yoksa eşimin beni aldattığına mı?” diyor. Böyle durumlarda açık olmak en önemli nokta. Sevgi üzerine kurulmuş bir ilişkiyi en güçlü virüs bile hasta edemez. Zor zamanlar yaşanacaktır ama iki taraf da birbirini suçlamamalı. Önemli olan kimin kime bulaştırdığı değil, önemli olan durumu kabul edip bununla yaşamanın yollarını öğrenmek.

Bir kızınız olduğunu söylediniz. Kızınız HIV + olmanızdan haberdar mı?
Kızım 18 yaşında. 2 yıl önce ona HIV+ olduğumu söyledim. Çok şaşırdı ve endişelendi ilk sorusu “Ölecek misin?” oldu. Ona, tedavimin düzenli bir şekilde devam ettiğini, bana bir şey olmayacağını anlattım.

Virüsü babasından aldığınızı biliyor mu?
Evet. Bunu da konuştuk ancak onu suçlamasına izin vermedim, bu babanla beni ilgilendiren bir konu ve bunu bana bilerek, isteyerek yapmadı dedim.

İstersem tekrar çocuk sahibi olabilirim.

Pek çok HIV taşıyıcısı artık çocuk sahibi olabiliyor. Peki ya siz, tekrar çocuk sahibi olmak ister misiniz?
Ben çocuğumu büyüttüm ve tekrar anne olup eve kapanmak istemiyorum. Ama tekrar çocuğum olabileceğini biliyorum. Eğer ikinci bir çocuğu isteseydim bir saniye bile düşünmezdim. Bu işin tek püf noktası doğum esnasında bebeğe şurup vermek, sonrasın da bebeği emzirmemek. Bu kurallara uyulduğu takdirde HIV+ olarak yaşayan bir kadının anne olmaması için hiçbir sebep yok.

Photobucket

HIV pozitif virüsü taşıdığını öğrenen kişiler neler yapmalı?
Öncelikle panik olmasınlar. Öleceğim, çocuk sahibi olamayacağım, dışlanacağım gibi kaygılar yaşamaları çok normal. HIV ve AIDS ile yaşayan kişiler ve yakınlarına hizmet veren Pozitif Yaşam Derneğini arayabilirler. Bu dernekten tıbbi, psikolojik, beslenme ve sosyal hizmet konularında yardım alabilirler. Ve en önemlisi HIV’le yaşayan pek çok insanla tanışabilirler. Bilmeleri gereken tek şey yalnız olmadıkları. Daha sonra doktorlarıyla birlikte tedaviye ne zaman başlayacaklarını belirlemeliler.

Pozitif Yaşam Derneği kimdir?
HIV/AIDS ile yaşayan kişiler arasında bir iletişim ağı kurarak tedaviye erişimlerini kolaylaştırmak, yaşam kalitelerini arttırıcı bilgilendirme çalışmaları yapmak, kendilerinin ve yakınlarının fiziksel, ruhsal ve sosyal açıdan güçlenmelerini sağlamak, yaşadıkları hak ihlallerinde savunuculuk görevlerini yerine getirmek , HIV/AIDS konusunda tüm toplumu bilinçlendirerek gereken önleme çalışmalarını yapmak amacıyla 2005 yılında kurulmuş bir sivil toplum kuruluşudur.
Kimler Hizmet alabilir?
Pozitif Yaşam Derneğinin sağladığı hizmetler yalnızca HIV ve AIDS ile yaşayan kişi ve yakınlarına yöneliktir. Destek merkezinden hizmet almaya başlamak için merkez çalışanları ile iletişime geçmek ve randevu almak yeterlidir.

www.pozitifyasam.org

Tel:0212 288 38 83

Bu röportaj 1 Aralık 2010 tarihinde www.caferuj.com.tr için yapılmıştır.

5 yorum:

  1. okurken tuylerım dıken dıken oldu .
    eşime kızmıyorum demıs ya , ben esını oldurmek ıstedım.
    ama cok guzel bır konuya parmak basmıssın mıa'm.
    tebrık ederım senı , harıka bır roportaj.

    YanıtlaSil
  2. İnanılmaz güzel bir röportaj, ayrıca kullandığı dil fazlasıyla ötekilerin gözünden. Günah keçileriyle ilgili belirttiği noktayı çok beğendim, bir çok hiv'le yaşayan insanla yapılan röportajlarda bu insanlar "bu eşcinsel hastalığı değil, bu transseksüel hastalığı değil, hayat kadını hastalığı değil, böyle görülmesinden rahatsızız, bizler normal insanlarız" gibi ifadeler olabiliyor. Yani sanki bu rahatsız edici bir şeymiş gibi dillendiriliyor; ama bu röportajda "ben onlardan değilim" manasını vermemiş, ötekiliğini anlatırken diğer ötekilerin gözünden de bakabilmiş, tebrik ediyorum. Hepimize ruh ve beden sağlığı diliyorum.

    YanıtlaSil
  3. pozitif yaşam'da bu hanımefendiyle ben de karşılaşmıştım. gerçekten de taş gibi bir kadın, çok çekici=) ve çok iyi niyetli bir insan. röportaj çok güzel.

    YanıtlaSil
  4. Zeynep'cim ; Çok teşekkür ederim.

    Adsız; Çok teşekkürler :) Gercekten de empati yeteneği olan bir kadındı. Kesinlikle ilham veren bir karakter.

    Sn kullanma tarihi;Evet çok hoş bi kadın gercekten :)

    YanıtlaSil
  5. Bu röportajı yeni okudum Miray'cım. Bir kadın olarak gerçekten çok etkilendim ve seni tebrik etmek istedim. Çok güçlü bir kadın olduğu belli cümlelerinden, bu güç onunla olduğu sürece aşamayacağı şey yok belli ki :)

    YanıtlaSil