30 Mart 2010 Salı

Yeme Bizi Ricky!!!


90 lı yıllarda Bir Latin furyası dönmüştü hatırlarsanız… Bizde Latinleri "Akdeniz insanı işte kanları kaynıyor yahu, aynı biz" diye bağımıza basmıştık…

Bu dönemde ülkemize gelen Ricky Martin’in sempatikliği ve tabiki mütevazılığıyla bizi büyülemişti!!! Hatta Ricky Martin Hülya Avşar’a Türkçe çok güzelsin demiş Hülya’da “Fırsat bu fırsat yaşasın reyting” diyerek Ricky’nin poposunu mıncırmıştı…

Jennifer Lopez’in kalçası Ricky Martin’in salçası derken Latin furyası yavaş yavaş sona erdi. Popüler kültür önümüze mıncıklayabileceğimiz yeni şöhretler sundu, bizde unuttuk gitti bize benzeyen Latinleri…

Bugün bir anda haberlerde son dakika haberi çıktı…

"Flaş Flaş Flaş Ünlü şarkıcı Ricky Martin internet sitesinden yaptığı açıklamada Eşcinsel olduğunu ve Bundan Gurur duyduğunu açıkladı!"

Eee ?

Bende bir şey var sandım!

Ricky senin gay olduğunu dünya alem bilmiyor muydu ?

Önce plajda bir erkekle süper samimi fotoğrafların çekildi, sonra taşıyıcı anneden çocuk yaptın gittin alemin en ünlü gayleriyle kanka oldun… O daracık popona yapışan deri pantolonlarını hiç saymıyorum bile! Sonra Ricky var mı yenge? dediklerinde yok aslında doğru kadını arıyorum, aşık olamadım bilmem ne:)

Eşcinsellere sonsuz saygım var… Herkesin tercihleri farklı olabilir tabi ki. Benim takıldığım nokta çok başka aslında…

Yıllarca Gay olduğunu şiddetle reddeden bir adamın bir sabah uyanıp evet ben Gay’im ve bundan gurur duyuyorum hemen gidip herkese açıklayayım demesini ne kadar inandırıcı buluyorsunuz?

Ricky bu sorunun sorulacağını bildiği için tabi ki önceden hazırlanmış şu cevabı yapıştırmış…

"O yıllarda hayranlarımı kaybetmekten korktuğum için bunu hep gizledim ama artık hissettiklerimi saklamak istemiyorum!!!"

Şu açıdan doğru 90 larda dünya eşcinselliğe yeni yeni alışmaya başlamıştı belki o dönemde bunu açıklamak Ricky’nin popülaritesini azaltabilirdi… Ama bugünlerde Ricky zaten eskide kalmış yıldızlardan biri değil mi ?

Peki şimdinin parlayan yıldızları kimler? Lady Gaga, Adam Lambert,Lindsay Lohan, Neil Patrick Harris, Ellen Degeneres...

Bu isimlerin en önemli ortak noktası cinsellikleri söz konusu olduğunda cesur ve açık davranmaları…

Ricky Martin sadece şöhretini geri kazanmak için yıllarca sakladığı eşcinsel kartını kullanıyor. Yoksa “Ay artık dayanamıyorum gay olduğumu söyliciim şekerim” gibi bir durum yok ortada…


Aferin Ricky Yakında birde Yeni Albüm çıkarırsın Perez Hilton’da destekler seni Go Girl! Der Alır yürürsün aferin koçum!

Miray' dan Al Haberi :)



Bu aralar çok keyifliyim... Bahar geliyor içim kıpır kıpır:)

Bugün biraz içimi dökmeye karar verdim...Normalde sıkmam sizi böyle ama bugünlük idare edin :)

2 yıllık bir ilişkimi bitirdim geçtiğimiz günlerde içim biraz buruk tabiki ama sonunda özgür bıraktık birbirimizi diye mutluyum aslında...Zaten geçmişi düşünüp üzülenlerden olmadım hiç önümüzdeki maçlara bakıcaz insanıyım biraz :)

Bunun dışında geçen 8 ay önce hayatımdaki herşeyi kenara iterek yazı yazmaya karar vermiştim Şu an yavaş yavaş bunun meyvelerini topluyorum ve inanın hiç pişman değilim.

Bazen çok güzel maillerinizi alıyorum... Hatta geçen akşam gelen bir mail ağlattı beni...(Adı bende saklı olsun) Sanal bir dünyanın insanlarıyız belki ama o kadar yakınsınız ki bana... Her türlü övgünüzü,eleştirinizi en yakınımdan almış gibi önemsiyorum...

Birde çoğu kişinin kafasını karıştırmışım."Sana Mia 'mı diyelim? Miray mı diyelim? Hatta Mia nedir yenir mi ?" diye soranlar için açıklayayım :)

Miray gerçek ismim kendisini gayet severim :)

4 yıl önce italyan arkadaşlarım ismimi Telaffuz etmekte zorlanınca ismimi modifiye ederek italyancada benim anlamına gelen "mia" haline getirdiler. Sonrada öyle kaldı :) Arkadaşlarım bana mia der siz de ister miray diyin ister mia :)


Bu ay neler yaptığıma gelince;

Artık her ay hatırlatarak vaktinizi almayayım diyorum :) Cosmopolitan okuyorsanız her ay benim yazdıklarıma da bir göz atın :) Buradan bu ay neler karalamışım bakabilirsiniz...

Bu hafta Cafe RUJ'da Haftanın stil ikonu kim? diye merak ediyorsanız
Buradan Nisan yağmurlarında ne giysek? diye düşünüyorsanız Burdan buyrun :)

Şimdilik Bu kadar...

Mart'tan bir hayır göremedik diyenler Nisan ayınız şahane geçer umarım :)

29 Mart 2010 Pazartesi

İpekyol Bayıldım Sana!



Eskiden İpekyol diyince; "Ciddi iş kadınlarınına hitap eden, klasik bir marka!!!" olduğunu düşünürdüm.Dürüst olmak gerekirse bu yüzden alışveriş teraplerimde İpekyol'u hep es geçmiştim. Ama Yeni sezon kataloğunu görmemle birlikte bütün düşüncelerim değişti! Bizim ciddi ipekyol gitmiş yerine enerjik,dinamik,taptaze bir ipekyol gelmiş...

Tek kelimeyle Bayıldım!

Bu arada Nisan ayından itibaren her haftasonu gerçekleşecek olan Uğurlu haftasonlarında belli sezon ürünlerine %50 indirimle sahip olabiliyorsunuz. Kampanya İpekyol, Twist Ve Machka'da geçerli.

Ben hemen şu güzelim Chanel Yorumu Ceketi kapmayı planlıyorum :)

Kaçırmayın Derim!

27 Mart 2010 Cumartesi

Anne Ben Evlenmiycem!!!


Küçükken "Ben hiç evlenmiycem" diye gezerdim ortalıkta...

Kimse beni takmaz Hep büyüyünce fikrin değişir derlerlerdi 23 yaşına geldim hala bir değişiklik yok hala 10 yaşındaki büyümüşte küçülmüş tavrımla evlilik çok gereksiz bir kurum diye gezmekteyim...

Hep çok farklı bir hayatımız olsun isteriz ya.. Sürüden ayrılmak marjinal olmak isteriz... Hah işte o koca bir yalan :) Ben şimdi böyle bilmiş bilmiş konuşurken, on sene sonra beni iki çocukla görürseniz bana gülmeyin sizinde başınıza gelir hiç acımam bende gülerim...:)

Bunları niye anlattığıma gelince...

Dün akşam haberleri izlerken Duman grubunun Solisti Kaan'ın Manken Seçkin Piriler'le evlendiğini gördüm... Seçkin ve Kaan'nın dünyanın en alakasız çifti olmasını geçtim, konserlerinde kızların görmek için birbirini ezdiği, Hayatı yaşa höy löy bilmemne diye sarkılar yapan, kafası her daim dumanlı olan bir adamı damatlıkla görünce hayatın gerçeği çat diye yüzünüze çarpıyor...

İster rock yıldızı ol, ister süper kahraman sonun bu işte!

Evlenip çoluk çocuğa karışmak !!!

Hani şu istiklal'de mutsuz mutsuz oturan tuhaf saçlı mutsuz emo çocuklar var ya bazen onları durdurup seninde sonun bu çocuğum... 40 ına geldiğinde ne bu saçlar kalıcak ne bu hayat çok kötü tavrın.Oturup evinde karınla çoluğunla çocuğunla akşamları elma armut yiyeceksin demek istiyorum...

Emo çocuk beni dinler mi? Dinlemez.O yine ben sistemin kurbanı olmıycam diye gezer :)

Kaan'da böyle demiş midir acaba...

Asla evlenmiycem ünlü olup bir gün onla bir gün bunla takılıcam gelsin, partiler, alkol, kızlar!

???

Hıı evet evet :)

Şimdi aynı hamleyi Teoman'dan bekliyorum...

Ha bu arada ben evlenmiycem:)

Ama Teoman "Gel evlenelim!" dese hiç kaçırmam bu yazıyı da yok ederim :)

Seçkin Piriler'e Not: O nasıl Gelinlik Seçkin :)))

25 Mart 2010 Perşembe

Tuna, İclal Ve Ölü Kadın Üçgeni!


Tuna Kiremitçi ve iclal Aydın çiftini başından beri pek sempatik bulduğumu söyleyemem. Evlendikleri zaman gamzeli aşıklar orada,birbirini süper seven aşıklar burada diye gündemi kendilerince epey bir meşgul etmişlerdi.

Bugün gazeteyi açar açmaz Tuna Kiremitçi ve İclal aydın’ın tuhaf bir kapışma içinde olduklarını gördüm.

Ne yalan söyleyeyim İclal için üzüldüm biraz. Üzerinden o kadar zaman geçmesine rağmen hala bu adama karşı bir şeyler hissetmeseydi bu kadar sitemli bir yazı yazmazdı diye düşünüyorum. Yazar ,oyuncu, şöhretli falan filan… İclal Aydın’da bir kadın sonuçta…

Kötünün çekiciliğine kapılıp gitmiş, sonrasında şaşkınlıkla ortada kalmış bir kadın.

İclal yazısında aralarındaki en özel diyalogları kullanıp eski eşinin ne kadar değişken ve anlaşılması zor olduğundan dem vurmuş.

Şöyle ki;

Tuna K. Bir mektubunda İclal’e “Senin yanında iyi olmak istiyorum!” demiş.

???

Tam arızalı erkek modeli işte. "Ben kötü bir adamım ama sen beni iyi bir adam yapacaksın biliyorum."

İşte kadınları mest eden paradoks…

“Ben bu adamı düzeltirim. Serseri bir kurşunu evimin erkeği yaparım!”
durumu.

Bu oyunu kaç kez izledik?

Yüzlerce kez!

Sonu değişti mi ?

HAYIR!

Bu yazılı atışmanın sonunda Tuna K. Açıklama yaparak yazıda bahsettiğim kadın 1945-1987 yılları arasında yaşamış, efsanevi çello sanatçısı Jacqueline du Pré yeni sevgilim falan değil demiş.

Bir yazarla birlikte olmanın en kötü yanı yazdığı her kelimede kendinizde bir parça yakalamaya çalışmanızdır. İclal bu adamla evli kalsaydı ne olacaktı diye merak ediyorum şu an :)

-Tuna beni Jacquline denen o şırfıntıyla mı aldatıyorsun???

-Hayır hayatım o efsanevi…

-Sus cevap verme AYAR ÇEKERİM GÖRÜRSÜN :)


İclal Aydın Güçlü kadın imajını fena çizdirdi artık zor toparlar :)


Ps: Ne olup ne bitttiğinden haberiniz yoksa; Tuna Kiremitçi'nin yazısını okumak için Burdan İclal Aydın'ın cevabı için Burdan buyrun :)

Demet Evgar'ı Nasıl Bilirdiniz?


Ailenizin 3. sınıf magazincisi olarak tekrar karşınızdayım efendim :)

Bugünkü magazin konumuz Demet Evgar'ın yeni imajı!!!

Benim bildiğim Demet Evgar zevklidir, kendine göe bir stil sahibidir. Peki bu nasıl olmuş derseniz. Demet'in rutin bir saç boyama işlemi sırasında beceriksiz bir kuaför tarafından saçlarının yakıldığına ve sonrasında keselim, biçelim yeni imaj diye medyaya yutturalım dendiğine inanmak istiyorum...

Evet evet tam olarak böyle olmuş olmalı... Yoksa Demet'in dandik imajlar peşinde koşup İstiklal'de gezen tuhaf emo kızlara benzemek isteyeceğini hiç sanmam...

Geçmiş Olsun Demet en kısa zamanda eski güzeller güzeli haline dönmen dileğiyle :)

Önüm, Arkam, Sağım, Solum... ÇİZGİ!


Bu sezon en çok bayıldığım trend "Enine çizgiler".

Öyle çok süslenmeden bir jean ve bir çizgili tişörtle kendizi sokağa atın gitsin. Eskiden "Aman şişman gösterir!" diye korkarak yaklaştığım çizgili parçalar bu sezon dolabımda epey bir yer işgal edecek gibi görünüyor.

"Peki nerede bulurum bu çizgili güzellikleri?" derseniz.Bu sezon başınızı çevirdiğiniz her yerde görebilirsiniz :)



20 Mart 2010 Cumartesi

Cosmopolitan: Mango&Nars Workshop


Güneşli bir Cumartesi günü birer Cosmo kızı olarak arkadaşım Zeynep'le birlikte COSMOPOLITAN dergisinin okuyucularıyla buluştuğu Mango-Nars workshop'a katıldık...

Derginin moda editörleri bize sezon trendlerini içeren oldukça keyifli bir sunum gerçekleştirdiler. Mango'nun Pure Light Koleksiyonundan örneklerle anlatılan sezon trendleri arasında Floral Desenler,Militar detaylar, Double Denimler ve saflığı yansıtan baştan aşağı beyaz kıyafetler vardı. Bu yaz sıkça göreceğimiz Double denim trendi ise beni pek sarmadı :) Hiç bir güç bana jean eteğin üzerine jean gömlek giydiremez :)))


Bunun dışında omuz detayları hala çok moda.Eğer hala omuz detaylı bir parçanız yoksa hemen bir tane edinin derim. Bir kaç sezondur iyice alıştığımız taytlarsa bu sezon rengarenk. Tamda siyah taytlardan sıkıldığım anda vitrinlerde rengarenk taytlar görünce çok sevindim :)




Cosmopolitan'ın keyifli sunumundan sonra NARS ekibi bize Sezon trendlerini anlatarak makyaj tavsiyelerinde bulundu.

3-D high Definition Skin
Shades Of Indigo
All about Cheeks
Bronzed Wonder
Cherry Citrus Delight;

Başlıkları altında bu sezon nude ve pembe tonların moda olduğunu doğal bir makyajla birlikte kıpkırmızı rujlar kullanarak oldukça çarpıcı bir görüntü elde edebileceğimizi öğrendik.




Worskhop sırasında Yeni bir ürün olan NARS Orgasm Illuminator'ı deneme fırsatı buldum ve kelimenin tam alamıyla aşık oldum! Zaten Orgasm allığın hayranıydım ama yazın çok makyaj beni boğduğu için süremiyordum:( Bu ürün sıvı yapısıyla yanaklarıma çok güzel bir ışıltı verdi yazın kullanmak için ideal.

Workshop çıkışı Mango katılımcılara %30 indirim, Nars ise küçük bir pakette iki güzel ürün hediye etti. Zeynep'in paketinden Multiple çıkınca biraz kıskansam da benim paketimden çıkan oje'nin rengini çok sevdim :)


Çıkışta Mango'yu talan etmek istesemde kendimi tuttum ve sadece bu küçük çantayla bu sevimli yüzüğü aldım.Bilinçli alışverişe evet :))))



Ps: Etkinlik sonrası Leonardo Di Caprio'nun başrolünde olduğu Shutter Island'ı izledim. "Pazar günü için ne plan yapsak?" diyorsanız mutlaka izleyin son zamanlarda izlediğim en iyi filmlerden...


Hepinize İyi Hafta Sonlarıııı...

18 Mart 2010 Perşembe

What's In My Purse?



Selam:)

Bu aralar günler benim için çok hızlı geçiyor. Kafam çok dolu tamamlamam gereken pek çok proje var aklımda ileriki günlerde bunları da paylaşacağım sizinle:)


Bloglar arasında çantamın içindekiler mimi dolaşırken çantamı dökmesem olmazdı. Buyrun bakalım benim çantamın içinde neler varmış.

Kullanmaktan hiç sıkılmadığım Lv çantam. 2 senedir ordan oraya fırlatarak kullanmama rağmen kendisi benimle dalga geçer gibi sapasağlam :)))



1)E.l.f Allık Fırçası: Elfin Fırçalarını ne kadar sevdiğimi biliyorsunuz bu da en sevdiğim allık fırçası.

2)Lancome Cils Booster XL: İşte bu makyaj çantamın olmazsa olmazı.Harika bir kirpik bazı hatta şu an strawberry!de 18 tl ye düşmüş hemen bir tne daha alıp stokladım :) Kaçırmayın derim!

3) Stila Rimel (bİrde siyah eyelner kullanıyorum koymayı unutmuşum :))

4)Dior Lip Maximizer: Dudaklarımı ince bulduğum için piyasada ne kadar dudak dolgunlaştırıcı varsa denedim. Hiç birinin mucize yarattığını söyleyemem yine de Dior'un dolgunlaştıcısını seviyorum güzel bir parlaklık veriyor dudaklara.

5)Bobby Brown Ruj.Ben Nude rengini kullanıyorum çok doğal duruyor.

6) Rimmel Göz altı kapatıcısı. Yorgun gözler için birebir.

7)Glow Fusion Bronzlaştırıcı Pudra: Allık yerine bronzlaştırıcı Pudra kullanmayı çok seviyorum.Fusion 'un pudrası hyat kurtarıcım :)

8) Bu yaz dağınık örgüler moda. Tokanız hep yanınızda olsun :) Salı pazarından almıştım ama heryerde bulabilirsiniz :)

9) Dior Addict: 1 senedir bu kokuyu kullanıyorum . Baharatlı güzel bir koku esmerlere tavsiye ederim :)

10)Çikolata şeklindeki aynam :) Bunuda salı pazarından almıştım. Bayılarak kullanıyorum.

11) Mango Makyaj Çantam.


12) İstabul'un şahane trafiğinde kurtarıcım biricik kitaplarım.3 saat trafikte kalıp bir kitap bitirdiğimi bilirim :) Biraz daha bu şehirde yaşarsam profesör olurum ben size söyliyeyim :) Nermin Bezmen'in Gönderilmeyen Aşk kitabını bu sıralar elimden düşürmüyorum.

13)En yaratıcı fikirlerim aklıma hep yollarda gelir bu yüden not almak için yanımda hep küçük not defterimle kalemimi taşıyorum.

14)Kocaman Kocaman Cüzdanım Ninewest. içi fiş dolu nedense :) Bu postu yaptıktan sonra temizleyeceğim :)

15)Gözlerim ışığa karşı çok hassas bu yüzden kışın bile gözlüklerim hep çantamda.Kocaman gözlüğüm mango.

16)Sabah koşularımın vazgeçilmezi. Mp3 çalarım.Canım babamın hediyesi.

17)Bu telefon kardeşimin aslında. Benim telefonum kaybolduğu için geçici olarak bunu kullanıyorum ya da pardon kullanamıyorum:) Ben Iphone sevmeyengillerdenim :))Yaşasın basit menülü nokia'lar :)

18)Fotoğraf Makinam.Elinde makina güvercin kuş böcek çeken biri varsa o benim:) Gelin bi selam verin :P

İşte bu kadaaar şimdiiii Çantasını dökme sırasıııı Zet, Offnegiysem ve styleistico
da :) Hadi bakalım :)

ps:Yaratıcı blog ödülleri devam ediyor Zet'ten sonra BuonaSera ve queeenofdreams da beni bu ödüle layık görmüşler çok teşekkür ederim :)

15 Mart 2010 Pazartesi

19


Kaç yaşındasın? diye sordu.

Bira içebilecek yaştayım.

Peki ya sen ?

35 olacağım…

….

Korkmuyor musun? Dedim kendi korkularımı bastırır gibi kararlı bir tonda…

Korkmamı gerektiren bir sebep mi var ?

Bilmem… 35 yaşındasın bekarsın, anladığım kadarıyla hayatın ordan oraya savrulmakla geçiyor ne yapacaksın ki?


Bilmem dedi içkisinden bir yudum alıp. Sen ne yapacaksın benim yaşıma gelince?

Bilmem, daha çok var ama evlenmiş olurum sanırım dedim. Sesimin titremesine engel olamamıştım…

Karşımda umursamazca sigarasını içerken kendime kızdım tekrarladım;

Evet evlenmiş olurum, senin gibi olmak istemem…

Benim gibi?

Yalnız!

Yalnızın üzerine basa basa söylemiştim . Zayıf noktasını bulmak istiyordum…

Bak ufaklık dedi… Ufaklık kelimesi beni kızdırmıştı belliki o da zayıf noktamdan vurmaya çalışıyordu…Hedefi tam 12 den vurdu.

25 yaşındayım dedim dişlerimi sıkarak. Ayrıca sandığından daha olgunum ben…

Yaşımı büyüterek söylemek benim için sıradan bir durumdu. Sanki 19 yaşında bir bedene hapsolmuş 30 yaşında bir kadındım ben…

Sözünü yarıda kestiğim için kızmadı gülümsedi...

Ufaklık; Yalnız olmak bazen iyidir.. insana yaşadığını hissettirir.

Bomboş bir eve girdiğinde hüzünlenmiyor musun?

Evim yokki…

Yok artık!

Ev bir yere bağlanmaktır. Seni olduğun yere çiviler.Yıllarca çalışıp kazandığın her kuruşu seni olduğun yerde tutacak bir yapıya vermek saçmalıktır. Sıcak bir yuva, iyi bir eş, koca bir aile bunların hepsi yalnızlığımızı kapatmak için kullandığımız yamalardan başka bir şey değildir.

Peki yalnız uyumak ?

Niye yalnız uyuyayım?İstediğimiz an başkasıyla uyuyabiliriz. Ama birlikte olduğun insan ruhunu emmeye başladığı zaman o beğenmediğin yalnızlığı aramaya başlayacaksın..

Saçmalık! dedim… Bütün bunlar senin gibi erkeklerin bağlanmaktan korktukları için uydurdukları bahaneler. Ben böyle olmayacağım Kocam diyeceğim insanın da böyle olacağını sanmam…

Sonuna gelmiş sigarasını kül tablasına basarken yüzüme dikkatlice baktı…

Ufaklık; “Aşık olacaksın, başkaları sana aşık olacak dünya seninmiş gibi hissedeceksin. Kuralları sen koyacaksın, kurallarını yıkanlar olacak.Geride yalnızlığın kalacak... Onunla barışmayı öğrenmelisin. Kimse olmadığında sana eşlik eden o eşsiz yalnızlık olacak…


Kadehinde kalan içkiyi hızlıca kafasına diktikten sonra ceketine uzandı…

Bir gün yalnız uyumak canını yakarsa işte o zaman o yalnızlığı sevmeye başlayacaksın…

Acı çekmek iyidir tıpkı yalnızlık gibi yaşadığını hissettirir…

Barın kapısından çıkarken bana el salladı…

19 yaşındayım diye fısıldadım…

14 Mart 2010 Pazar

Black&white inspirations...






fashionising

10 Mart 2010 Çarşamba

Kadınlar dikkat yaz geliyor!


Yaz Geliyor!

Daha dur mart ayındayız diyorsanız büyük ihtimalle erkeksiniz ve kadınların 3 aylık panik döneminin başladığından haberiniz yok. Kadınlar için mart ayı, diyet, spor ve kalori yaktıracak her türlü aktiviteye başlama ayıdır. Çünkü kış aylarında kazak ve paltoların altında gizlenen göbek ve kalçalar, yazın incecik elbise ve eteklere bürünecektir... Bu yüzden de çılgınca bir kilo verme yarışı başlar kadınlar arasında. Kışın akşam yemeklerinde yenen bol tereyağlı iskenderler salataya döner. İçilen sıcak şaraplara , ekstra kremalı kahvelere elveda denir. Ve her kadın "beş kilo fazlam var şekerim o beş kiloyu bir vereyim yeter," der. Kaç kilo olursa olsun her kadın o beş kiloyu verince Adriana Lima olacağını düşünür.... Devamı için Tık Tık:)

7 Mart 2010 Pazar

Oscar 2010: Best And Worst Dress!

"Oscar Red Carpet" geçidi biter bitmez sıcağı sıcağına beğendiğim ve beğenmediğim kıyafetleri sizinle paylaşmak istedim. Bakalım kim ne giymiş :)


*Nicole Richie'nin vintage stili "Reem Acra" imzalı elbisesi Oscar için oldukça sıradışı ama güzeldi çok sevdim!

*"Monique Lhuillier" imzalı bir kıyafetle törene katılan Kristin stewart Tahmin ettiğiniz gibi yine salakça ergen tavırlar sergiledi.Kıyafetini çok beğensem de saçını makyajını yine sevmedim hep birşeyleri eksik yapıyor bu kız :)


*Demi Moore giymiş olduğu "Versace" elbiseyle enfes görünüyordu.

*"Oscar De La Ranta" elbisesinin içinde ışıldayan Cameron Diaz herzamanki gibi çok güzel, çok sempatikti...


Veee işte törende en beğendiğim isim "Diane Kruger" Chanel elbisesinin içinde ne kadar zarif görünüyor baksanıza...

Tabiki Beğenmediğim hatta korkunç bulduğum kıyafetler vardı. Ama beni en çok dehşete düşüren bu iki kıyafet oldu.


*Geçen yılki elbisesine bayıldığım Penelope Cruz Donna Karan elbisesinin içinde Oscar törenine değil halasının kızının düğününe gidecekmiş gibi görünüyordu...

*Vera Fermiga'ya ise söyleyecek sözüm yok. Hani küçükken grafon kağıtlarından süs yapardık aynen o süslere benzemiş. Gidin bir yerlere asın :)

Siz ne düşünüyorsunuz bakalım?

Yaratıcı Çocuk!


Bildiğiniz gibi bir yaratıcı blogger ödülü gezip duruyor blog camiasında. Bu blog camiası lafını çok seviyorum arkadaşlar arasında bizim blog camiasında şöyle oluyor böyle oluyor diye hava atmama sebep oluyor:D Böyle bir dünya yarattım işte kendi çapımda:) İşte bu süpersonik yaratıcılığımı gören Zet bana yaratıcı blogger ödülünü vermiş. Çoook teşekkür ederim. Ayrıca Zet'e dikkat edin ilerde adını bol bol duyacağımıza inanıyorum...

Bu mim ya da ödüller hep bende bitiyor :) Çünkü az önce baktım herkese gitmiş yahu bu ödül en son ben almışım :) O yüzden bu ödül bizim "blog camiasına!" gitsin :)

PS: Bu arada bir önceki postta sorduğum sorulara yorum bırakarak ya da mail atarak cevap veren herkese özellikle güçlü kadınlara çok teşekkür ederim ...

6 Mart 2010 Cumartesi

Bir Bilmecem Var Çocuklar! Haydi Sor Sor !


Hayır bir bilmecem yok:) ama hazırlayacağım yazı bir yazı için değerli fikirlerinize ihtiyacım var. Aşağıdaki soruları benim için cevaplarsanız çok mutlu olurum. Soruları cevaplamak dışında belirteceğiniz her türlü fikir benim için çok anlamlı olacaktır. Buraya yorum bırakmak istemezseniz mirayblogspot@gmail.com adresine yazabilirsiniz.

1)Evlenmeden ailenizin yanından ayrılmak konusunda ne düşünüyorsunuz?

2)Sizce Türkiye'de bekar bir kadının yalnız yaşamayı seçtiğinde karşılaşacağı zorluklar nelerdir?

3)Yalnız yaşamanın ekonomik zorlukları sizi evlenme düşüncesine iter mi?

4)Yalnız yaşayan kadınları nasıl tanımlarsınız? Güçlü, asi,başına buyruk, özgür vb...

Bu kadarcık :)
Öperim hepiniziiii :)))

4 Mart 2010 Perşembe

Ben Büyüyünce Lola Bunny Olucam!


Ben çok kitap dergi karıştıran bir çocuktum. Ne olsa okumaya çalışırdım. Teyzemin kadın dergilerini, dayımın mizah dergilerini , annemin kitaplarını babamın bana aldığı milliyet çocuk dergilerini önüme ne koysanız okurdum…Sevdiğim resimleri keser biçer ortalığı birbirine katardım.İşte Bu dergilerden, kitaplardan sürekli çıkartmalar çıkardı ve ben onların hastasıydım…

Hastasıydım derken abarttığımı düşünüyorsunuz değil mi ? Burdan size sinsi bir gülücük atıyorum o zaman :)

Hani biz küçükken "Space Jam" diye bir film vardı hatırlar mısınız? Walt Disney karakterleri ve Michael Jordan’ı bir araya getiren film hani:) Teyzem beni o filme götürmüştü. Allahım keşke götürmez olsaydı 1 ay kendime gelemedim. Filmden sonra filmin boyama kitaplarını , çıkartmalarını herbişeyini aldırdım evdekilere. Hatta orda bir Lola Bunny vardı böyle seksi bişey . "Büyüyünce Lola Bunny gibi olcam ben!" diye gezdim ortalıkta. Örnek aldığım tipe bakar mısınız bildiğin tavşan! Her neyse ben odanın her biryerine bu çıkartmaları yapıştırmıştım hatta hızımı alamayarak gidip buzdolabına da yapıştırınca, annem bir güzel bağırmıştı bana. Bende “Böhüaaa ama o Lola Bunny benim idolüm konuşma benleee” diyerek 3 gün trip yapmıştım.

Sonra biraz daha büyüdüm bu seferde Hey Girl, Cosmo Girl gibi dergilere sarıp onların verdiği şarkıcıların çıkartmalarını dolabıma yapıştırmaya başladım...

Dolabım uzun süre değişmediği için bütün çocukluk ve ergenlik dönemim birbirine girmişti.

Şöyle ki;

Çocukken Bugs Bunny’ ye hasta olup onu yapıştırmışım, üç sene sonra “Bu ne ya ezik gibi” diyip üstüne Atilla Taş’ı (evet gülmeyin Atilla taş: ) yapıştırmışım. Sonra “aa ne kroymuşum” diyip Vahşi güzel dizisinde ivo mu ne bi çocuk vardı onu yapıştırmışım. Ergenliğin doruk noktasında gidip “Eminem” çıkartması yapıştırmışım. Dolabım benimle beraber büyüme evresini tamamlamış resmen. Şimdilerde o dolap çıkartmalarımla birlikte hala duruyor. Şimdi ne var diye merak ediyorsanız Bugun Uykusuz dergisi Fırat Çıkartmaları vermiş onları yapıştırmaya gidiyorum :)

Büyüdüm diye geziyorum ya ortalıkta…

Lola Bunny Olamadığıma göre büyümemişim daha :)


O kadar çok çocukluğumu anlatmışım ki; geçtiğimiz günlerde İzmir'den Seda "Çocukluk resmini koyarmısın kafamda canlandırmak istiyorum" demiş. Bende "neden olmasın" dedim :) Buyrun bakalım; pozum da şahane yalnız elimde ayakkabılarla :)

Gününüz Güzel Geçsin…

3 Mart 2010 Çarşamba

Anne Ben Ünlü Oldum Biraz :)


Bazen hayat bana çok güzel oyunlar oynuyor, hepsi birbirinden heyecanlı :)

Çok yakın arkadaşlarımdan biri Zeynep aradı bugün okula gitmiş hocasıyla konuşurken "kızınız nasıl,neler yapıyor?" diye sormuş… Hocası da "Ne yapsın bu aralar blog yazmaya uğraşıyor hatta bir kız var blog yazarak dergilere yazmaya başlamış mia mıymış neymiş bende yazacağım onun gibi diyor" demiş :) Arkadaşım; “O benim çok yakın arkadaşım” diyerek durumu anlatınca çok gülmüşler hatta hocası arkamdan "kesin torpil vardır o kızda" dediğini itiraf etmiş :D Arkadaşımın hocasının kızının adı da Zeynepmiş. Zeynep’cim okuyucum olduğuna göre gel bul beni :)

Okunuyor olmak hiç bu kadar mutlu etmemişti beni pek bir celebrity hissettim söliyeyim şımarıklığım üstümde şu an :)

Ps: Ben bu yazıyı yazarken bilgisayarımda “Fame” çalıyordu düşünün nasıl gaza gelmişim Hemen gidip kendime bir şapka ve koca gözlük alayım ünlüyüm ya artık :)

Kadınlar Günü Yaklaşırken; Kadın Olmak!


Kız kıza oturmuş dertleşiyoruz…

Başını önüne eğmiş masadaki çatalla oynayıp duruyor…

Zorlamıyorum konuşması için dokunsam ağlayacak diye korkuyorum…

"Bana vurdu." Diyor sesi titreyerek…

Şaşırtmıyor bu cevap beni o kadar çok kadından duydum ki bunu…

Sakinliğimi bozmadan; "Ne yapacaksın peki?" diyorum…

"Hiçbir şey çok kızdırmıştım onu, hak ettim galiba!"...

Devamı İçin Burdan Buyrun :)

2 Mart 2010 Salı

'Sigara içmek köleliktir'


"Tütün Şirketlerinin kölesi olmayın!"Fransa'nın sigara karşıtı kampanya için kullandığı slogan bu. Peki fotoğraflar sokaklara asılmak için uygun mu ? Tartışılır. Etkili mi ? Kesinlikle!

"Nine" Be Italian!


Müzikalleri sever misiniz?

Eğer cevabınız koca bir evetse "Nine"a bayılacaksınız :)


Sizi bilmem ama ben filmlerde güzel kadınlar görmeyi severim hatta Oceans Eleven filmini içinde doğru dürüst kadın yok diye izlememiştim:)Filmde Sophia Loren,Nicole Kidman,Kate Hudson, Penelope Cruz,Marion Cotillard ve Fergie'yi görünce ne demek istediğimi daha iyi anlayacaksınız:)


Filmde İtalyan yönetmen Guido'nun yeni filminin çekim arefesinde; Düşündüklerini, hayal ettiklerini bol şarkılı ve danslı halüsinasyonlar olarak izliyoruz...

Filmde Penelope Cruz'a bir kez daha hayran kaldım. Aynı anda hem komik, hem dramatik hem de güzel olmak nasıl bir yetenektir ve bu yetenek bende niye yoktur yahu :)

Film çıkışı müziklerin etkisini üzerinizden atmak zor olabilir bu yüzden müzikleri Maury Yeston'un yaptığını not düşelim :)Özellikle Fergie'nin seslendirdiği "Be İtalian" muhteşem...


Ben daha fazla anlatarak büyüsünü bozmayayım:) Dvd de izlerim diyenleri şimdiden uyarıyorum mutlaka sinemada izleyin:)

Gününüz Güzel Geçsin...

1 Mart 2010 Pazartesi

1.5 Liraya Chanel Particulier!


Bir kaç gün önce bu ilkbahar,yaz sezonunda taupe renginin çok moda olacağını ve opi ya da chanel'in ojelerinden birini almak istediğimi söylemiştim.

Bunun üzerine esrarengiz adsız bir okuyucum:) Flormar m 105 rengine bir kaç damla siyah oje damlatırsam çok güzel bir taupe ton elde edeceğimi söylemiş. Bütün kızlar adına Teşekkürler adsız yorumcuuuuu :))) Tam olarak aynı renk tutmasa bile yakaladığım tonu çok sevdim...

Resimde gördüğünüz chanel Çantamın İçindekiler blogunun sahibesi zuzu'ya ait...Sağdaki flormar ise tabiki ucuzcu bana :)

Mutlaka deneyin!