27 Haziran 2010 Pazar

Çok "Trendy"im şekerim!



Bayılarak takip ettiğim Alışveriş Cini beni trendy blogger olmakla ödülendirmiş yaşasın:) Bir de mim var buyrun bakalım:)

Ps; Bu aralar blogu salladın diye mailler aldım. Aslında sallamadım ama o kadar çok koşturuyorumki görseniz üzülürsünüz halime "otur biraz dinlen biz yazarız senin yerine bloga" dersiniz:) Bu yüzden affedin yakında güzel haberler vereceğim size!

Keyifli Pazarlar

Felsefem:Cesur ol!, Risk Al!
Hayat: Film gibi. Bazen çok komik bazen çok dramatik her anın tadını çıkarmak lazım.
Güneş: Bu aralar yüzünü göstermiyor :)
Gözler: İçine bakarak konuşmak lazım.
Yıldızlar: Ara sıra kayan ama benim hiç denk gelmediğim uzak gezegenler :)
Güzellik: Tek başına anlamsız.
Sevgi: Babam
Aşk: Gelir geçer
Müzik: İnsanı zıplatmalı
Dost: Dikkatli seçmek lazım
Para: Çok fazla olursa adamı bozar :)
Zaman: Tutamıyorum hemencecik geçiyor.
Erkekler: Asla büyümeyen çocuklar:)
Savaş: Bitmez :(
Ağlamak: Burnumu kırmızı yapıyor.
Ayna: Yüzleşme aracı
Hayal: Bende bol miktarda var biri gercekleşse diğeri peşinden geliyor :)

21 Haziran 2010 Pazartesi

Festival Kızı


Geceyi severim. Gece hayatını derseniz duruma göre değişir. Moduma göre her mekana gidip her müzikte kendi kendine zıplayabilme yeteneğine sahibim. Dikkatinizi çekerim zıplamak diyorum dans konusunda yetenekli olmadığımı düzenli takipçilerim gayet iyi bilir:)

İşte bu hafta sonu yine biraz zıplamak biraz içmek biraz güzel bir kalabalığa karışma umuduyla 4 arkadaş Efes Pilsen One Love Festival’e gittik. Bir anda bastıran sağanak yağış keyfimizi hiç bozmadı yağmurun altında iyi müzik dinlemenin tadına vardık. Yagmur yuzunden zaten sulu olan biralar iyice sulandı ama biz hiç bozmadık. Sophie Ellis Bexter’ın beyaz tenine bakıp kıskandık biz niye böyle kapkarayız diye söylendik, The Thing Things’in Türkçe konuşmasına bayıldık, şarkılarında bir o yana bir bu yana zıpladık, Ben Gamze’nin üstüne bira döktüm, Gamze benim beğendiğim çocuğu tavladı, İlhan’la Gizem o gece pek bi aşıklardı baktım, özendim, onlar için mutlu oldum, arkadaşlarımı pek bi sevdiğimi düşündüm. Biraz yorgunluk ,biraz başağrısı ama tarifsiz bir mutluluk eşliğinde eve döndüm.

Bu arada bu kadar eğlencenin arasında çalışmadım tembellik ettim sanıyorsanız yanılmaktasınız sevgili okur. Bakınız Cafe Ruj için Festivalcileri fotoğrafladım.:) Festivalde kim ne giymiş? diye merak ederseniz Buradan buyrun :)

Bu festival beni kesmedi İstanbul’da daha çok festival görmek daha çok iyi müzik dinlemek, kulaklarımızın pasını silmek istiyoruz duyrulur!

Not: Sevgili Cindrella ’nın arkadaşı Buğra bana festival boyunca eşlik ederek fotoğraf çekmeme yardım etti buradan kendisine sevgiler, öpücükler,falan filan :)








Hıı bide Buuuu benden size gelsin :)

18 Haziran 2010 Cuma

Mutluluğun sırrını veriyorum! Hem de bedavaya...


İşini sevmeyenler, ayrılık acısı çekenler, sevgilisinin eski sevgilisine kafayı takmış olanlar, patronunu bir kaşık suda boğmak isteyenler, sabah erken uyanmaktan nefret edenler, sevgilisinin giydiği kareli gömleğe sinir olanlar, sürekli şikayet edenler…

Toplanın toplanın !!!

Bugün size mutluluğun sırrını vereceğim! Öyle parayla satın alacağınız bir şey değil rüşvet vermeye kalkmayın bana herkese yetecek kadar var... Devamı için Tık Tık:)

16 Haziran 2010 Çarşamba

Styleboom'un Koltuğuna Oturdum Hayatta Kalkmam :)


Tatlı mı tatlı bıcır bıcır bir kadın tanıyorum ben :) Etkinlikten etkinliğe koşar, trendeleri ezbere bilir, yüksek topuklarıyla motor kullanır, dünya güzeli bir gülüşe ve keskin bir zekaya sahiptir. Üstüne üstlük Bu yılki "BÖ" ödüllerinde moda blogları kategorisinde 2. olarak biz takipçilerini sevince boğmuştur:) Tabi ki Styleboom'dan bahsediyorum. Boom'un yüksek topuk aşkından ilham alarak süslü koltuğuna oturdum ve "Çanta Aşkımı!" yazdım. Buyrun bakalım:)

14 Haziran 2010 Pazartesi

"Mutlu" olmakla "Deli" olmak arasındaki ince çizgideyim herkesi beklerim...

Ben bu aralar çok mutluyum, çok huzurluyum enerjimi nereye yönlendirsem bilemiyorum size yönlendirirsem ters etkiler yapar mı onu da bilmiyorum… Ben bu aralar ayağımı denize sokmak ,karpuz peynir yemek, az biraz bronzlaşmak , festivalden festivale koşmak , Cuma akşamı iş çıkışı Beşiktaş’ta bira yuvarlamak, Maroon 5 ‘in eski albümlerini dinlemek, Bebek'te dondurma yemek, motora atlayıp uzağa ama en uzağa gitmek, My Blueberry Nights’ı hüzünlenmeden izlemek, kendime göre küçük bir ev bulmak, o eve en sevdiklerimi doldurup kahkahalarla sabahlamak istiyorum olur mu? Bence olur… :) Hıı bide aşık olmak istiyorum... Aday mı ? Aday falan yok ama o da olur bence... Olur, olur, olur bu aralar her şey olur... Bana ne içirdiler bilmiyorum ama fena mutluyum :)

Yazının şarkısı mutluyken hep dinlediğim Love Fool olsun :)

8 Haziran 2010 Salı

Carrie'nin Ayakkabılarını İsteyen?


Sex And The City 2'nin ülkemizde gösterime girmesine çok az kaldı.

Filmde kullanılan kıyafetlerse uzun zamandır beni de dünyayı da kasıp kavuruyor:) Ben Carrie'nin giymiş olduğu "Brian Atwood" ayakkabılara ölmüşken bir de ne göreyim çakmalar çakması canımız ciğerimiz Go jane Carrie'nin ayakkabılarını satışa sunmuş bile! Hem de sadece 29.90$' a !!! :)

Satın almak isteyenler benimle birlikte BURDAN buyursun :)))


7 Haziran 2010 Pazartesi

Fransız Öpücüğü



Kavga diyince ne geliyor aklınıza?

İki dolmuş şöförünün birbirine kafa atma görüntüsü canlandıysa aklınızda yazıyı okumaya devam etmeyin bence. Zira konumuz romantik kavgalar üzerine…

Oldum olası sevgililerin kavga ettikleri sahneleri çok romantik bulmuşumdur çünkü o kavgalar, içinde aşkı, öfkeyi, tutkuyu en saf haliyle haliyle barındırır... Devamı için Tık Tık:)

6 Haziran 2010 Pazar

Rihanna Kafayı Sıyırdı!


Geçtiğimiz perşembe Kuruçeşme Arena'da dandik bir konser veren Rihanna... Gider gitmez saçlarını kırmızıya boyatmış... Madrid konserinde yeni egzantrik saçlarıyla boy gösteren sevgili Rihanna sözüm sana; şu saçları toptan kazıt, sende kurtul biz de:)

5 Haziran 2010 Cumartesi

Most Hilarious Bloggers Ever !!!



Dün akşam Uzun zamandır bayılarak takip ettiğim Zet Ve Cindrella ile uzun zamandır istediğimiz buluşmayı gerçekleştirdik.

Neler yapmadık neler konuşmadık ki... Zet'in Styling çalışmalarından, Cindrella'nın modellere taş çıkaran pozlarından, okullarımızdan, moda sektöründen ,ilerde kendi dergimizi kurmaktan, aşktan, meşkten hayattan ondan bundan herşeyden dem vurduk...

Zet'te benim gibi bir bira sever olduğu için buluşma mekanımız Caddebostan Taps'ti. Bir ara Cindrella'yla gaza gelip masalara çıkıp poz vermeye kalksakta Cindrellanın arkadaşı "B" gelip bizi engelledi :) Sanki uzun zamandır görmediğim iki arkadaşımla kavuşmuş gibiydim dün :) Tabi ki bu kadarla kalmayacak... En kısa zamanda Zet'le birlikte Cİndirella'yı Asmalı Mescit müdavimi yapma planlarımız var :)

Stay Tuned... :)


Zet kittyli netbookumla yüzünü saklıyor biz poz veriyoruz :))))


Cindrella'nın gözü yükseklerde :)))



Zet dünya güzeli yüzünü saklıyor :)




Ben de özendim :)


Pattes :)


Buzzz Bira :)

2 Haziran 2010 Çarşamba

Bir şey Eksik O da Enerjiiiiiiiiiiiiiii!!!


Geceleri uyuyamıyor musunuz? En cin fikirleriniz aklınıza sabaha karşı mı geliyor? Çocukken anneniz uyumuyorsunuz diye krizlere mi girdi ? Sabah 7 de gün mü başlarmış diye şikayet edenlerden misiniz?

O zaman yalnız değilsiniz gelin birlikte takılalım :)

Bildiğiniz gibi bu hafta işe başladım…

Uzun süredir freelance yazdığım için sabah 7 de kalkmak gibi zorunluluklarım yoktu...Gecenin bir yarısı sayfalarca yazı yazabilir öğlene kadar şahane bir şekilde uykumu alabilirdim…Şimdi ise 7 de uyanıp ya da uyanamayıp, koştur koştur servise yetişmeye çalışan bir kız oldum… 2 saat trafikle boğuşup yarı uyur yarı uyanık işyerime ulaştıktan sonra şöyle insanlarla karşılaşıyorum…

"Günaydın Miray!!!" ( bknz Günaydın derken bile enerjisi hissedilen insan) ne kadar güzel bir gün değil mi ?

O arkadaşlara Hangi ara uyandın, hangi ara bu kadar enerji yüklendin ne zaman jilet gibi giyindin anlamadım demek, ne içtiysen bana da biraz ver diye yakasına yapışmak istiyorum…

Hayır "Enerjim yok" demeye de utanıyorum bu kadar büyük bi enerji patlaması karşısında… Ben de "Heyy evet hayat süper çiçekler böcekler ne mutluyuz" diye enerjik insan taklidi yapıyorum

Halbuki bıraksan masada uyuycam o derece

Neyse yavaş yavaş alışıcam diye ümit ediyorum :) Uyku saatlerimi ayarlamam lazım öyle gece 4 te yatmak yok artık…

Öff daha bunları yazarken yaşlı gibi hissettim kendimi :)

Bu gece dışarı çıkmayı alemlere akmayı düşünen gençler!!! benim yerime de eğlenin, için, coşun hadi bakiyim :)