31 Ağustos 2010 Salı

İstanbul Fashion Week'te ne giydim? :)



Bu yıl 3. sü düzenlenen İstanbul Fashion Week bu yıl bir hayli olaylı geçti... Defilelerdeki izdiham ve davetlilere gösterilen tavır daha uzun süre konuşulacak gibi görünüyor. Açıkçası ben ne çıkan izdihamı taktım, ne defilelerin geç başlamasını, biz kendi kendimize eğlendik durduk :) Ama Kapıda kalan jet sosyetenin durumu gerçekten trajikomik oldu sen o kadar süslen püslen giy Louboutin'lerini gel sonra ekmek kuyruğu gibi kuyruğa gir :)

Bu yıl beni en çok büyüleyen isim Bora Aksu oldu... Hepsi ayrı birer arzu nesnesi olan elbiseler ve ceketler defilede en çok dikkatimi çekenlerdi. Büyük heyecanla beklediğimiz Alessandra ne oldu derseniz. Cumartesi akşamımızı izdihama girmekten çok daha eğlenceli bir aktiviteyle değerlendirelim dedik ve rotamızı Asmalı Mescit'e çevirdik.

Bir Fashion Week daha geldi geçti bakalım bu facia etkinlikten sonra Şubatta yapılacak moda haftasında bizi neler bekliyor :)



















30 Ağustos 2010 Pazartesi

Fell in Love With A Boy...


Ben bu aralar yazamıyorum...

Yazamıyor olmamın sebebi daha çok yaşıyor olmam sanırım...

Hayatımda ilk defa midemde kelebekler uçuşuyor, ilk defa iki kişilik planlar yapıyorum , ilk defa ben değilde biz olmanın ne kadar güzel, ne kadar ayrıcalıklı olduğunu farkediyorum...

Evet bu aralar yazamıyorum affedin, yaşadığım her anın tadını çıkarmaya çalışıyorum :)

Bu da yazının şarkısı olsun :)

28 Ağustos 2010 Cumartesi

Fashion Smashion...


Güzel bir cumartesine uyandım...

Bugün İstanbul Fashion Week'in son günü ve ben evde Paul Auster'in "New York Üçlemesi" kitabı elimde keyif yapıyorum... Akşam Özlem Süer ve Koton'u izledikten sonra bütün yorumlarımı yazacağım...

Akşam gitmeden kahve, kola, enerji içeceği ne varsa içmeliyim pilim bitmek üzere çünkü :)

İyi haftasonlarııııı...

23 Ağustos 2010 Pazartesi

Eyvah Alessandra geliyor!!!


Bu hafta İstanbul yılın en havalı organizasyonuna ev sahipliği yapacak…

Nasıl havalı olmasın en ünlü tasarımcılar, modeller, jet sosyete herkes orada olacak…

E tabi böyle olunca katılımcılar aylar öncesinden ne giysem derdine düştü. Sanırsınız podyuma biz çıkacağız…

Devamı İçin Tık Tık:)

21 Ağustos 2010 Cumartesi

Kış Gel Artıııık!


Hava çok sıcak ve itiraf ediyorum ben bu ayki maaşımı kışlık parçalara yatırdım :)

Açıkçası üzerime tek parça bir şeyler giymekten sıkıldım. Sıcak yüzünden olabildiğince az ve öz giyinmeye çalışıyorum. O yüzden bu aralar seçimlerim oldukça sıradan...

Sıcaklar bizi pişiredursun sonbahar-kış koleksiyonları yavaş yavaş vitrinlerde yer almaya başladı. Bu sene beni çok cezbetmeyen 50'ler akımının yanısıra benim favorim olan 70'lerin güçlü kadınları da geri dönüyor. İşte bu yüzden İpekyol'un sonbahar kış koleksiyonu beni benden aldı :)



‘Camel is the new black’ sloganıyla yola çıkan koleksiyonda slimfit pantolonlar, rahat kesim uzun ceketler, pilili bol etekler, pelerinler, mascülen kabanlar ve kürkler bulunuyor.

Biraz daha hanım hanımcık takılmak isterseniz Düğme detaylı minik ceketler, soft desenli brokar kumaşlı elbiseleri deneyebilirsiniz.Koleksiyondaki dantel detaylar ise koleksiyona vintage efekti katıyor.

İpekyol'un olmazsa olmazı siyah ve gri tonları ise iş hayatı için modern seçimler sunuyor.

İki sezondur beni çok şaşırtan İpekyol bu sezonda çok dinamik ve farklı.

Sanırım yarın gidip ilk resimdeki strong shoulder ceketi kaparak gardırobuma kışlık bir parça daha ekleyeceğim :)

Bir an önce kış gelsin :)))


16 Ağustos 2010 Pazartesi

Oğlumuz Ne İşle Meşgul Acaba?


En yakın kız arkadaşlarımla bir cumartesi gecesi kaynatıyoruz...

Kızlar bir araya gelince ne konuşurlar dersniz?

Tabiki ilişkiler:)

"Genç kız olmakla kadın olmak arasında çok keskin çizgiler var" diyor bir kız arkadaşım...

Lise veya üniversitede bir çocuğun saçının kesimi, kaşında piercing taşıması ya da spor bir arabaya sahip olması gibi kriterlerimiz mevcutken büyüdükçe bu beklentilerin yerini iyi bir eğitimi olması, yükselen bir kariyere sahipcolması, iyi bir baba olmaya yatkın olması gibi kriterler alıyor. Beklentiler büyüyor, gelişiyor ve ileriki yaşlarda "Saçı olsun yeter"e iniyor :)

Ama konumuz bu değil :)

Kız kıza sohbetimiz devam ediyor, konu konuyu açıyor ve erkeklerin mesleklerinin ilişkiler üzerinde ne kadar etkili olduğu sorusu "Daaan!!!" diye sohbetin orta yerine oturuyor...

Bugüne kadar mühendisleri sevmem diyip erkek arkadaşlarının üçte ikisi mühendis olan hatta şu sıralar nasıl olduysa yine bir mühendise gönül vermiş bir Mühendis Gurusu olarak atılıyorum...

Kim ne derse desin erkeğin mesleği kadını etkiler!

Hadi canım demeyin:)

Arkadaş ortamında tanıştığınız son derece sıradan bir tipin Surf eğitmeni olduğunu öğrendiğinizde etkilenmez misiniz? Ya da üst kattaki süper yakışıklı komşunuzun Beyin Cerrahı olduğunu öğrendiğinizde hayranlığınız bir kat daha artmamışmıydı ?

Aslında adrenalin seviyesi yüksek olan mesleklere sahip erkekler "eğlencelik" olarak değerlendirilirken Beyin cerrahı aday evimin direği kılıfına sokulabilir kadınlar nezninde...

Yazının bu noktasında erkek okurların gözlerinin büyüdüğünü farkediyorum :)

Nasıl yani kadınlar bunları mı planlıyor :)

Hem evet hem hayır...

Karşınızdaki kadın sizinle evlenmek için çıldırmasa da arkadaşlarına ne kadar cool olduğunuzu anlatmak isteyecektir.

Tıpkı sizin kız arkadaşınızın ne kadar iyi motor kullandığını ballandıra ballandıra anlattığınız gibi :)

Bu kadar anlattık durduk tüyo vermeden olmaz :)

Erkeklerde seksi meslekler nedir derseniz;

Üşenmedik ve gece vakti tam 20 kız arkadaşımıza sorduk :)

Bu gece yarısı yaptığımız kofti araştırma sonucu Mimarlık en seksi meslek olarak ilk sırada :)

İkinci sırada Avukatlar var..

Üçüncü sıradaysa Doktorlar...

Bu araştırmadan çıkardığım sonuç...

Kız arkadaşlarımla aynı duyguları paylaşmıyormuşum :) Çünkü bana göre en seksi meslek "YAZARLIK!" eli kalem tutan adamın yanında erir giderim ben :)

Ha sevgilim bildiğin mühendis. bu konuda yapcak bişey yok, en azından bilgisayarım bozulduğunda sevgiliiiim diye koşabilirim yanına diye avutuyorum kendimi :)

İndirim zamanları yüzde hesaplarımada yardım eder hem :)

O zaman sevgi anlaşmak değildir mühendiste sevilir diye bitiriyorum yazıyı...

Hadi bakalım şimdide siz söyleyin size göre en seksi meslek hangisi ? :)

12 Ağustos 2010 Perşembe

Taylor Momsen Güzel Çığırıyor...



Vaktiyle Taylor Momsen hakkında sürtük falan diye ileri geri konuşmuş olabilirim. Hala da söylediklerimin arkasındayım :) Ama yiğidi öldür hakkını yeme diyorum sevgili okur "Make me wanna die" şarkısı Ipodumun kraliçesi bugünlerde. Eğer Taylor iyice sapıtıp Britney'e bağlamazsa ilerde sağlam bi müzik kariyeri yapabilir.

Şarkı için Burdan buyrun :)

11 Ağustos 2010 Çarşamba

Get Ready For The New "September Issues"


Moda dünyasının merakla beklediği dergilerin eylül sayıları okuyucularıyla buluşmaya hazır. Kapaklarda dikkat çeken detay ise kapak kızlarının yaşları. Elle dergisine kapak olan Jennifer Aniston 40, Bazaar için poz veren Julia Roberts 43 , Vogue'a kapak olan Kate Moss ise 36 yaşında. Bir de bu kapaklardan hazır olmayan Vogue US kapağında ise 44 yaşındaki Halle Berry olacak. Şimdilerin stil ikonu olarak tabir edilen çıtırların ise adı bile geçmiyor.

Kim ne derse desin bashsettiğimiz kadınların yaşı yok. Hala harika görünüyorlar bizede dokunsalar birazcık bizde öyle olurmuyuzkiii ? :)



7 Ağustos 2010 Cumartesi

Even Better Clinical Dark Spot Corrector


Aynaya baktıkça yüzümde inceleyecek yeni şeyler buluyorum uzun zamandırda akne lekelerime takmış vaziyetteydim :) Sevgili sivilceler lisede çıkıp bir süre hayatımızda yer alıp çekip gittikten sonra onları unutmayalım diye bizde bir iz bırakmaya karar veriyorlar ve ne yaparsak yapalım o izler bir türlü gitmiyor.

Tam bu sorun kafama takıkken Clinique'den sevgili Tuğba bana Dark Spot Corrector adlı ürünlerini hediye etti. Tam o hafta yakın arkadaşlarımdan Eylül'de güneş lekelerinden şikayet ettiği için aynı ürünü almış. Biz de kendi kendimize ürün ne kadar etkili bakalım diye başladık aynı anda kullanmaya :)

Ürünün 4 hafta içinde gösterdiği etki görülmeye değer artık lekeleri kapatmak için kapatıcı kullanmam gerekmiyor. Açıkçacı ürün güneş lekelerinde daha etkili Eylül ikinci şişeye başladı bile... Bunun dışında ürün yaşlandıkça yüzümüzde çıkan koyu lekeler için de kullanılabiliyor. Makyaj bir yere kadar götürüyor en iyisi sorunun köküne inmek :)

Mutlaka deneyin...

İyi haftasonlarıııı

Mavi


Başımı kaldırıp gök yüzüne bakıyorum...

Ne kadar mavi diyorum...

Arkadaşlarım hep çok gamsız olduğumu söyler...

Miray üzülmez, Miray atlatır , Miray güçlüdür...

Şimdi düşünüyorum...

Haklılarmış diyorum...

Çok güçlüymüşüm ben...

Hayattaki ufak sıkıntıları kafama takmayacak büyük sıkıntılarla karşılaşınca dibe vurmak yerine önüme bakacak biriymişim...

Şimdi anlıyorum...

Gökyüzüne bakıyorum tekrar

Ne kadar mavi diyorum...

Daha önce farketmediğime üzülüyorum...

Dünyanın en güzel yerindeyim şu an...

En güzel mavisinde...


.........

2 Ağustos 2010 Pazartesi

Orjinallikte son nokta; Küçük Sırlar!


İnsan ne zaman yaşlandığını hissetmeye başlar?

Durun tahmin edeyim…

Beli ağrımaya başladığı zaman, iki kadeh şarap içip, üç gün kendine gelemediği zaman, yoksa bir gün uyandığında gözünün altındaki kırışlıkları fark ettiği zaman mı?

Hiçbiri değil…

Genç kuşağı eleştirmeye başladıysan yaşlanıyorsundur arkadaş!

Devamı için Tık Tık :)