17 Ocak 2011 Pazartesi

Kıskançlık, domuzcuk ve diğer şeyler

Photobucket


Becelona’da tapaslarla dolu bir masada oturuyoruz…

İspanyol insanının sürekli domuz eti ve şarapla beslenmesinin geyiğini yaparken soruyorum.

Sahi biz niye domuz yemiyoruz?

Kızım domuz eşini kıskanmıyormuş o yüzden yemiyoruz.

???

E keşke benim eski sevgilim domuzcuğu bütün olarak yutsaymış belki o zaman ayrılmayıp çoluk çocuğa karışmış olurmuşuz diyorum gülüp şahane tapaslara yumuluyoruz…

Bu kıskançlık çok acayip bir durum…

Özellikle ilişkilerde iki tarafın birbirini tanıtırken "çok kıskancımdır şekerim" cümlesinin altında yatan belli belirsiz böbürlenmeyi hala tam olarak çözebilmiş değilim.

Çok iyi yemek yaparım. tamam…

Harika araba kullanırım tamam…

Şahane sevişirim ona da tamam…

Ama "çok kıskancımdır" cümlesinin bunlarla aynı tonda söylenmesi nedir?

Bence çoook eskiden delinin biri kuyuya bir taş atmış “Seven insan kıskanır ulen” demiş. Ve biz de bunu yıllardır en belirgin sevgi gösterisi sanıyoruz.

Şükran o konuştuğun adam kim?

Tarih öğretmenim sevgilim.

Bir daha konuşma

Ama şey notlar?

Höyttt konuşmayacaksın dedim seven insan kıskanır….

Şükran o eteği bir daha giyme

Ama…

Kıskanıyorum kızım bakmasınlar sana!

Şükran şöyle şükran böyle derken bir de bakmışsınız Şükran kıskançlık denen şahane sevgi gösterisi yüzünden koyun olmuş otluyor

Kıskançlıkla ilgili ciddi kavram karmaşaları yaşıyoruz…

Ha keramet domuzda diyorsanız herkese benden birer kilo jambon…

3 yorum:

  1. çok sevimli bir yazı olmuş yine:)bence kendine güveni tam olan bir kişi kıskanmaya tenezzül etmez.Kıskançlara özgüven aşılamak lazım:))

    YanıtlaSil
  2. Hahahah bayıldım buna 10 numara olmuş :)

    YanıtlaSil
  3. bu yazı benden sevgilime ithaf olsun :)) yeter bunaltmasın beni kıskançlıklarıyla daha fazla..

    YanıtlaSil