14 Eylül 2011 Çarşamba

Şehirli Kadının Doğayla İmtihanı!

Photobucket


Adrenalin içeren sporları oldum olası sevmem, yapılan yerlerden birkaç yüz metre uzak dururum…

Çocukluğumda inşaattan kuma atlama, ellerini bırakarak yokuş aşağı bisiklet sürme, uyuyan köpeğin kafasına üzüm atma gibi birbirinden heyecanlı aktivitelere imza attığım için genç irisi olduktan sonra adrenalin anlayışım evde kanepede yayılarak motosikletle takla atan adamları izleyip ayy şimdi düşecek kafasını patlatacak bakamiyciim şekline dönüştü.

Bu durumun sadece bana özel olduğunu sanmıyorum. Zira tüm yıl yaşadığı tek gerilimin bilgisayarının çökmesi olan arkadaşlara sahibim. Durum böyle olunca o enerji bir şekilde birikiyor, birikiyor ve yazın tatil köylerini kendini o doğa sporu senin bu su sporu benim koşturan insanlar dolduruyor.

Normalde her gün asansöre binen insanlar bir anda dağa tırmanmaya karar veriyor, yağmur yağdığında eriyecek gibi koşuşturan fönlü iş kadını dalgaların arasında Rafting yapıyor, hatta hızını alamayanlar Afrika’ya Safari’ye gidiyor…

Ama en fenası… Bir anlık gaza gelip kendini geri dönüşü olmayan bir heyecan denizinin içinde bulanlar…

İşte bu yaz tam da o dediğim durumun içine düştüm.

Her zaman metropolün göbeğinde yaşamadım. Çocukluğum babamın işi dolayısıyla Türkiye’nin çeşitli il ve ilçelerini gezmekle geçti. Yani “anneaa bugün inek gördüm ne kadar ilginç dimaaa?” çocuklarından değilim. Ama ortaokuldan sonra İstanbul’a kesin dönüş yapınca Metropol bir şekilde beni de içine çekmiş bulundu. Sonunda da “Vallahi İstanbul’dan başka yerde yaşayamam şekerim İstanbul hiç uyumayan bir şehir” diye demeçler vermeye başladım daha İstanbul gecelere yeni başlarken horultularla uyuyan biri olarak 

Tabi her gün metroyla işe gidilen, öğle yemeklerinde sezar salata yenilen, akşamları herhangi bir havalı evente katılma durumu yoksa sinemaya ya da tiyatroya gidilen, beyni çalıştırmak için aynı anda 2 kitabı birden bitirmeye çalışılan steril hayat bir süre sonra sizi heyecan, macera, adrenaliiiiiin diye çığlıklar atmaya sürüklüyor. İşte o içten içe attığım çığlıkların sonunda bir gün sesli bir şekilde şunu söyledim.

“Bu yaz tatile karavanla çıkalım!”

Size yalan söylemeyeceğim bunu söylediğim an kendimi çok cool hissettim.

Nasıl hissetmem, herkes Bodrum, Çeşme gezecek sosyal ağ iletilerine Bodrum yıkılıyor, Alaçatı yanıyor yazacak ben ise sisteme karşı bir hippi tadında karavanla gezecek, doğayla iç içe olacaktım!!!

Aslında tam da böyle olması gerekiyordu. Ama aslında şunlar oldu:

İlk gece Tv’de Paranormal Activity'İ izleyip ödümü patlattım. Ertesi gece karavan ıssız bir yerde olduğu için Karaana bilinmez varlıkların doluşacağını düşünüp uyuyamadım. Kendim uyuyamadığım gibi yanımdakileri hiç uyutmadım  Açık büfe gibi daha önce küçümsediğim ancak hayat kurtarıcı olduğunu anladığım yemek sistemine sahip olmadığımız için sürekli yemek aradık ve hiçbir yemekten memnun olmadık. Dağ bayır, koy gezmekten ayaklarım su topladı, 3. gece karavanda elim, kolum hatta kafam kadar bir örümcekle selamlaştım, yetmedi örümceği sevgilimin üzerine fırlattım. Karavanın içi çok sıcaktı, duşu su sızdırıyordu, kapısı zor açılıyordu falan filan… Tam 5 gün süren karavan maceramız koşarak Bodrum’a kaçmakla son buldu.

Orda arkadaşlarımı buldum, en sevdiğim elbisemi giydim, aa şurdaki kıza bak ne giymiş hiç yakışmamış cık cık diye dedikodu yaptım, Hande Yener ne yaaa, nasıl dinliyorlar canım ne kro dedim, gecenin sonunda elimde kadeh Atmaaa atmaaa diye detone sesler savurdum.

Önümüzdeki yaz yine bir galeyana gelme durumu yaşamazsam kendimi açık büfenin, Haydi bakalım havuzda su topu oynayacağız diye yapışan animatörlerin, bilmem kaç metreden oluşan su parklarının olduğu bir otele atıp 15 gün boyunca börtüsüz böceksiz yayılmayı düşünüyorum.

Adrenalin mi?

Bilmem kaç metrelik su parkı ne güne duruyor?

Gelsin adrenalin gitsin dopamin:)

Ps: Fotoğraflarının sevimliliğine aldanmayınız :)

Photobucket

2 yorum:

  1. hahahaha :D birkaç adrenalin denemesi sonrası kışın istanbuldaki steril metropol hayatımı yazın da bodrum semalarını tek geçerim arkadaş! bi an kendimi okudum sanki :)

    YanıtlaSil
  2. Glam: Ben de maceracı ruhum bir daha ataga kalkarsa ona otur oturdugun yerde diyeceğim :)

    YanıtlaSil