16 Mayıs 2012 Çarşamba

Bir Alex Değil

Photobucket

Geçtiğimiz yazdı...

Kırık bir sandalyenin üzerine oturmuş rahatsız rahatsız kıpırdanıyordum. Üzerimde erkek arkadaşımın hediyesi Fenerbahçe formam, sarı laciverte boyanmış tırnaklarım ve yine sarı lacivert renklerden oluşan saç bandımla tam bir futbol sever görünümündeydim. Oysa çoğu hemcinsim gibi öylesine bir takım tutarım, takım kaç kişiden oluşur bilmem, ofsayt deseniz bence bir armut çeşidi.

Ama iyi bir ilişki istiyorsanız ara sıra fedakarlıklarda bulunacaksınız. Yani ara sıra sevgiliniz istiyor diye soğanlı lahmacun yemeli, birkaç futbol maçına gitmeli hatta o maçlarda bir iki okkalı küfür savurmalısınız.

Bunların karşılığında erkek arkadaşınıza zorla Jill Sander defilesi izletebilir, sizinle alışverişe gelmesini sağlayabilir, hatta birkaç akşam yemeğini ona yaptırabilirsiniz. Basit değil mi? Sızlanmaya kalkarsa da ama ben seninle maça geliyorum Ahmeettt diye çığlığı basmakta özgürsünüz.

Özellikle bu seneki fedakarlıklarım sayesinde kesin cennete gideceğimi düşünüyorum.

Bu sene ne oldu, ne bittiyse lig bitmedi bitemedi.

Şike olmuş, birileri hapse girmiş, hapisten çıkmış, maçlara ceza verilmiş öyle olmuş, böyle olmuş sürekli bir atraksiyon, herkes negatif elektik yüklü.

Komşunun oğlu maç günleri evi başımıza yıkıyor, sözüm ona taraftarlar birbirini kesiyor. Sanırsın savaş çıktı.

Bakkala gidiyorum "Abla ne olacak bu Fener’ın hali ?"diyor, Patronum izledin mi Aziz Yıldırım’ın tahliyesini diye soruyor. Galiba bilirkişiyim. Bön bön bakıyorum adamların suratına. Sonunda bari bir tepki vereyim diye “Evet yaa yapar mı Fener şike, bence kesin yapmaz, bu sene şampiyonuz bak” falan diyorum. Hayır, bizim takımlarda bir David Beckham falan olsa ucundan kıyısından aklım kayabilir ama o da yok!

Kim şampiyon oldu, kim şike yaptı zerre kadar ilgilenmiyorum.

Bir gün beni yine formayla falan görürseniz kesin yine bir sevgilime yemek yaptırmak, alışverişe götürmek için altyapı hazırlıyorumdur. Yanımdan gülün geçin :)

Ha bu arada…

Sarııı…

Laciveeert…

En Büyüüük…

Dolce&Gabbana!

4 yorum:

  1. :)) Sonunda resmen ofiste kıkır kıkır güldüm, cok yaşa!

    YanıtlaSil
  2. ehehe süper,bu aralar bende çok sinirleniyorum bu durumlara. Hayır bende senin gibi ilk başta yaranayım diye yaptım bu işi ama 3 sene oldu ilişki nereye kadar durumunda oldum ve artık maçlara tek başına gidiyor ehehe :)

    YanıtlaSil
  3. Bir daha kocam veya oğlum maç izleyen kadınları gözüme sokmaya çalışırsa yazınızı okutayım diyorum... 20 senedir evliyim, 19 senedir maç sesi duyar duymaz kaçıyorum, ekranlara bakmıyorum ki yeşilden soğumayım diye... Yazınız akşam keyifi oldu bana...

    YanıtlaSil
  4. Can I simply say what a relief to find someone that genuinely knows what they are discussing on
    the net. You certainly realize how to bring a problem
    to light and make it important. More people need to read this and understand this side
    of the story. I was surprised that you aren't more popular because you definitely possess the gift.

    Feel free to surf to my weblog; ford ranger forum

    YanıtlaSil