13 Ekim 2012 Cumartesi

Hayat, dostluklar ve biraz da sufle…

Photobucket


Ben kalabalık bir evde büyüdüm…

Kızarmış ekmek kokusuna uyanılan,  okula yetişmek için banyoyu önce ben kullanacağım kavgalarına girilen, yatağımı toplamadığım için söylenen anneme, “nasılsa akşam yine dağılacak” dediğim, her Pazar babamın mangal yaptığı, akşamları televizyon karşısında meyve dilimlenen bir evde…

Yalnızlığı sevmiyorum söylemlerim tam da bu yüzden…

Yalnızlık benim için kısa bir kahve molası,  hastayken izlenen birkaç How I met Your Mother bölümü, duşta suyun altında dikildiğim 20 dakika, gece uyumadan önce çevirdiğim birkaç kitap sayfası…

Bunlar dışında harcadığım her dakika kalabalık, her dakika paylaşmalık…

Yeni eve taşındığımızdan beri yalnız kaldığım her an kendimi, hayatımızı ne kadar sevdiğimi düşünürken buluyorum…

Aynı evde yaşayan birbirinden 3 farklı kızın aynı kapıdan çıkıp birbirinden farklı hayatlarına yol almalarını, gün içinde akşam ne yesek ki geyiklerini, iş çıkışı yorgun argın ayakları uzatma planı yaparken çalan telefonla  “aman ya yarın dinlenirim” diyerek kendilerini sokağa atmalarını, salonda edilen muhabbetleri,  bahçede devrilen kadehleri, koltuktan yere düşüren kahkahaları,  sürekli evin içine kaçan kediyi, şuraya raf mı taksak, buraya resim mi koysak seslerini, terfi kutlamalarını, eve gelen dostları, sevgilileri, salonda tanımadığımız insanlar bulmayı, hepsini seviyorum…

Şanslıyım çünkü hayat bu aralar benim için kocaman bir sufle…

Ve o koca sufleyi paylaşacak dostlara sahibim daha ne olsun :)

İyi hafta sonları...

Mia…

Photobucket

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder