22 Kasım 2012 Perşembe

This way please

Photobucket

Ne tarafa savrulacağını bilmek keskin hisler gerektirir. 

Her gün bir başka karara uyanan zihinler bir gün her şeyden vazgeçmeye, ertesi gün dünyayı kurtarmaya karar verirler.

Bense her gece dağınık aklımı toplamak üzere uzandığım yatağımdan daha da dağılmış vaziyette uyanıyorum.

Yere saçılmış çamaşırlar, sayfaları kırışmış kitaplar, dibini görmekten korkmadığımız kadehler ...

Hepsi iç içe, hepsi birbirinden ayrı.

Yine de odamın dağınıklığı aklımın sadece yarısı kadar.

Hayatımda belki de ilk defa yeni hayallere atılmak için hazırlanırken eskilerden kopmakta zorlanıyorum.

Bazılarınız buna sorumluluk sahibi olmak derken, bazılarınız korkaklık diyor…

Ortaya karışık seslerin içinden kendi sesimi duymaya çalışıyorum.

"Kaç git" diye cılızından bir tını düşüyor ortaya….

Nereye mi?

İşte onun cevabını bulduğum an odamla birlikte zihnim de toparlanacak….

Ta ki yeni yolların keskin virajlarına kadar… 

2 yorum: