23 Ocak 2012 Pazartesi

Nefes

Photobucket

"Bazen istediğine karar vermeden önce uyuyup uyanman gerekir.

Uyumadan önce her şey bulanıktır.

Kimi ne kadar sevdiğin, ne kadar istediğin, ne kadar sahip olduğun…

Mutlu olup olmadığını bilemezsin. Cesaretin yerlerde, teslimiyetin göklerdedir.

Dudakların ıslanmış, kalbin büzüşmüş, zamanın ne getireceğini bilmeden beklersin.

Yazmak bile keyif vermez. Odaklandığın bilgisayar ekranının beyaz boşlunda kaybolur gidersin. Ne kadar arabesk mısra varsa içine hapseder, içinde çalan müziği hayatına fon olarak yerleştirirsin.

Sonra karanlığın içinde beklersin.

Nereye gideceğine, nerede duracağına, ne zaman koşacağına karar vermek için...

Beklemen bittiğinde şanslıysan uyanmışsındır."

Kapı aralığından izlediğin her şey önünde adım atman için seni bekler…

Korkmadan ilk adımı attığın an özgürlük senindir.

20 Ocak 2012 Cuma

Kadınsal Mevzular

Photobucket


Bir gün bana muayyen günleriyle! ilgili bir yazı yazacaksın deseler o kadar da Ayşe Arman değilim derdim. Hayatımın her anına hakim olan büyük lokma ye büyük söz konuşma mottosu burada da karşıma çıktı.

Şu an ofiste öylece ofiste oturuyorum. Tek yaptığım sinirli sinirli ayağımı sallamak, kime çatsam, ne yapsam da olay çıkarsam, diye düşünmek. Çıkacak olaydan sonra da büyük ihtimalle anlamsız bir ağlama krizine girip kendimi çılgınca puding kaşıklarken bulacağım. Ay deli galiba diyerek sayfayı bir tıkta kapatmadıysanız her ay aynı sendromu yaşamaktasınız. Havalı olsun diye Pre Menstural Sendrom diye tanımlayacağım dönemde, cinnetin eşiğine gelebilir, annenize neden beni doğurduuun diye çılgınca bağırabilir, sevgilinize bana şişman dedin diye çığlığı basabilirsiniz.

Kadınlara hediye olarak mı yoksa işkence çeksinler diye mi verildiği henüz muamma olan bu dönemde istediğiniz gibi çıldırma, cinnetten cinnete koşma hakkına sahipsiniz. Sevgiliniz sizi tanıyorsa önünüzdeki 3 günü sizden uzak ve her türlü tacizinizi görmezden gelerek geçirir. 3 gün sonra da hiçbir şey yokmuş gibi ilişkinize kaldığınız yerden lay lay devam edersiniz. Eğer ilişkiniz yeniyse işiniz zor. Açılmayan bir telefona, o telefon neden açılmadıııı, kesin beni aldatıyorsun, hemen yanıma gel gibi paranoyaklık ve buyurganlık karışımı tepkiler verdiğinizde sevgiliniz “Allahım ben nasıl bir kızla birlikteyim” diye düşünceler içinde kalır. Nitekim kendi sevgilime telefonda senin hayatını cehenneme çeviricem oğlum cümlesini kurmuşluğum bile vardır :)

E o kadar Ped reklamı var. Onlar ne olacak?

Bir kere hiçbir kadın özel günlerinde yüzünde dünya yansa umrunda değil bir gülümsemeyle dolaşmaz. Dünyanın en yalan reklam filmleri ped reklamlarından çıkar. Ekranda bembeyaz kıyafetler içinde dünya güzeli bir kadın “Bugün önce yüzüp, sonra da tenis oynayacağım.” Repliğiyle sahneye girer. Arkadan doğuştan panik ifadeli bir kadın “Hiii nasıl olur, özel gününde değil misin seen?” diyerek olaya açıklık getirir. Beyazlı kızımız “bilmem ne pediyle artık bunlar hiç sorun değil, bak ne kadar mutlu ve kendime güvenliyim” diye gezer, bu sırada oradan geçmekte olan adonis vücutlu bir arkadaş da beyazlı kızımın güveninden öylesine etkilenir ki hemen kıza göz kırpar. Hikayenin sonunda beyazlı kızla adonis kolkola sahneden çıkarlar. Çıkarken de bilmemne pedini doğuştan panik suratlı kıza uzatmayı ihmal etmezler. Bunları izleyen kadında çeker en dünyanın en beyaz kıyafetini sonra da tüm gün yanındaki arkadaşını bir arkamı kontrol etsene ay bişi var mı, ay rezil oldum mu ay olucam mı diye gerim gerim gerer.

Reklamları çok ciddiye almamak lazım. Menstural dönemler acılı, sancılı ve garip dönemlerdir. Ayrıca işe iyi yönünden bakıp herkesi kırıp geçirdiğiniz bir günün sonunda “ay şekerim kusura bakma kadınsal mevzular işte” diye işin içinden sıyrılabilirsiniz.

Hadi ben gidip biraz tenis oynayacağım.

6 Ocak 2012 Cuma

Geçtiğimiz Ay Londra'da...

Photobucket


Geçtiğimiz ay benim için pek keyifliydi. İş için gittiğim Londra seyahati bana bolca ilham, yeni insanlar ve bir de Gordon Espinet röportajı kazandırdı. Sabah gazetesi için yaptığımız röportaj ne yapsak ne etsek de güzelliğimize güzellik katsak diyen kadınlar için gelsin :)

Ps: Seyahate çıkarken fotoğraf makinemi evde unutmak gibi şahane bir harekete imza attığım için beni tebrik etmeyi unutmayın. Londra’dan tek bir kare bile çekemeden döndüm :( Fotoğraflar etkinlikten bulabildiğim bir kaç kare.

Photobucket

Makyaj yapmak eğlenceli, ancak bir o kadar da meşakkatli bir iş. Pek çok kadın sabahları aynanın karşısında allığını ve dudak parlatıcısını sürüp evden çıkıyor. Oysa ki makyaj endüstrisi aldı başını gidiyor. Artık moda haftalarında kıyafetlerden çok sezonun makyaj trendleri konuşuluyor. Hal böyle olunca profesyonel makyaj sanatçıları da birer ressam edasıyla tüm yaratıcılıklarını sergiliyor. Ünlü kozmetik markası M.A.C'in en tepedesinki makyaj sanatçısı Gordon Espinet'le, iyi makyajın ve güzel görünmenin sırlarını konuştuk.

- Güzelliği nasıl tanımlarsınız?
- Biraz klişe olacak ama güzelliğin içimizde olduğuna inanıyorum. Bazı insanlarla tanışıyorsunuz, dışarıdan kusursuz bir güzelliğe sahip görünüyorlar, ancak içlerine girdikçe yanıldığınızı anlıyorsunuz. Ben çocukken, güzellik belli kalıplar içine sığdırılmıştı. Sarı saç, mavi göz ve küçük bir burna sahipseniz kusursuzdunuz. Günümüzde güzellik anlayışı değişti. Burnunuzun kemerli ya da yüzünüzün çilli olması güzel olmanızı engellemiyor.

- 2012'nin favori makyaj görünümleri hakkında ipucu alalım mı sizden?- M.A.C her sezon dünyanın birçok farklı yerinde 850'ye yakın defileye makyaj desteği verir. Bu nedenle hem Londra, New York, Paris, Milano'daki, birincil diye tabir edilen moda haftalarından hem de Sidney, İstanbul, Barcelona, Dubai gibi diğer gelişmekte olan moda haftalarında tasarımcılarla beraber geliştirdikleri makyaj tasarımlarından ilham alarak sezonun trendlerini belirler. Bu trendleri de yepyeni koleksiyonlarla sunar. Bu sezon bunlar arasında en çok dikkatimi çekenler, uzun ve kıvrık kirpikler ve onlarla flört eden, doğal tonlarda renklendirilmiş dudaklar. Bu sezonun en sevdiğim görünümü Audrey Hepburn ve Maria Callas gibi, 1950'li yılların naif yıldızlarının ilham verdiği klasik görünümler. Zarif olmasının yanında, beklenmedik şekilde sert ve kışkırtıcı olan bu makyajın anahtar parçası ise kusursuz uygulanmış eyeliner. Bir de yüzü, güçlü bir çerçeve gibi saran kaşlar.

Photobucket


- Bir kadın yüzünü, operasyonsuz sadece makyajla değiştirebilir mi?- Estetiğe karşı değilim, ama günümüzde estetik ameliyatlar abartılıyor. Defalarca operasyon geçirmiş yüzler, genç ve güzel değil, tuhaf görünüyor. Düzenli kozmetik kullanıyorsanız, yaşlanmayı geciktirebilirsiniz. Doğru makyajla, kusurlarınızı kapatabilirsiniz. Artık 50'li yaşlardaki kadınlar, 30'lu yaşlardakilerle yarışacak kadar güzel ve seksi. Her yaşta iyi görünebilirsiniz. Bu yüzden makyaj yapın!

- Kusursuz cilde ulaşmanın sırrı nedir?- Teknoloji sayesinde kusursuz cilde ulaşmak artık çok daha kolay. Akne kremleri, nemlendiriciler, tonikler... Ama en önemlisi mutlu olmanız. İşte o zaman ışıl ışıl bir cilde sahip olacaksınız.

- Sizce Türk kadını nasıl makyaj yapıyor? - Güçlü bakışları ve güzel gözlerini öne çıkarmak adına göz makyajına yoğunlaşıyorlar. Fakat Ortadoğu kadını sadece siyah eyeliner, siyah göz kalemi ve bol maskara ile dramatik bakışlar yaratırken, Türk kadını Avrupa'dakiler gibi, renkli farlar ekleyerek daha canlı ve sofistike bir görünüm elde ediyor.

- Peki kırmızı ruj?- Kırmızı ruj favori makyaj ürünlerimden biri, bir diğeri de maskara. Bir kadının feminenliğini vurgulamanın yolu, cesur bir kırmızı rujdan geçer. Burada asıl önemli nokta, gözlerinizi ve yanaklarınızı mümkün olduğunca az renklendirmeniz. Bırakın dudaklarınız tüm dikkatleri üzerine toplasın. Bu senenin favori kırmızı ruju 'Lady Danger' maskarası ise 'Haute&Naughty' olacak. Bu görüntüyü daha önce birkaç defilede erkeklerde de denedik ama itiraf etmem gerekirse biraz garip durdu. Kırmızı ruj son derece feminen ve zamansız.

- Erkekler makyaj yapmasın mı?- Erkekten erkeğe değişir. Bazı erkekler makyajı kadınlardan çok daha iyi taşıyabiliyor. Ama öncelikle makyaja uygun bir stile ihtiyaçları var. Gri takım elbise, ciddi kravat ve makyaj üçlüsü cool değil, komik görünebilir. Geçenlerde bankaya uğradım ve gözlerinde eyeliner olan bir adam bana 'Size nasıl yardımcı olabilirim?' diye sordu. Oldukça garipti.

-Peki ya siz, makyaj yapıyor musunuz?
- Pek sayılmaz. Bazen pudra ve kapatıcı kullanıyorum. Kapatıcılar hayat kurtarıcıdır; herkesin çantasında bir acil durum kapatıcısı bulunmalı.

Photobucket


Yazının sonunda gördüğünüz kareler Espinet'in Basın Mensupları için verdiği National Portrait Gallery yemeğinden. Ucunu bile göremediğimiz masanın bir ucunda Espinet vardı diğer ucuna biz denk geldik :D Abuk bir efekt yüzünden kimin kim olduğu anlaşılmıyor . Soldaki benim :)

Herkese iyi hafta sonları...

Photobucket